|
04 - NÛH ALEYHİSSELÂM
MEYDÂN OKUDU
Nûh aleyhisselâm'ın, "dokuzyüz
elli" sene,
Gece gündüz, yılmadan
yaptığı dâvetine,
İlk defâ îmân eden, o "bir
kaç" kişi hâriç,
Kavminden îmân eden, bir
kimse çıkmadı hiç.
Üstelik çok çeşitli
eziyyetler ettiler.
Sonra "öldürmek"
için, çok gayret
sarfettiler.
O ise, kâfirlere buyurdu
ki:
(Ey kavmim!
Sizin öldürmenizden,
hıfz eder beni Rabbim.
Siz hepiniz birleşip,
bana karşı dursanız,
Bütün imkânınızı, bu
yolda kullansanız,
Hiç geri koymasanız,
elinizden geleni,
Yine de öldürmeye,
gücünüz yetmez beni.)
Böyle "meydân okuyup",
buyurdu ki peşinden:
(Bana bir fayda yoktur,
îmâna gelmenizden.
Ve eğer yüz çevirip,
gelmezseniz îmâna,
Yine netîcesinde, bir
zarar gelmez bana.)
Bütün bunlara rağmen,
kâfirler yine o gün,
Vurup "kana boyadı",
yüzünü o Resûl'ün.
O zaman Nûh peygamber,
duâ etti: (İlâhî!
Bana yaptıklarını,
görüyorsun sen dahî.
"Hayır" diledin ise,
haklarında sen eğer,
Bu işlerine rağmen,
bunlara hidâyet ver.
Yoksa sen, haklarında
hükmedeceksen şâyet,
O gün gelene kadar,
sabrımı ziyâde et.)
O'na, şöyle bir vahiy
geldi ki gâyet açık:
(Kavminden, sana îmân
edecek çıkmaz artık.
Hattâ o kâfirlerin,
bundan sonra gelecek,
Nesillerinden bile,
yoktur îmân edecek.
O hâlde sen üzülme ve
hiç mahzûn olma ki,
Onlara bir azâbın inmesi
olur vâki.)
O zaman Nûh peygamber,
dedi: (Öyleyse şâyet,
Şu insâfsız kavmimi,
azâbınla helâk et.
Kalmasın bu dünyâda,
kâfirlerden tek diri.
Halâs et bu azâbdan,
beni ve mü'minleri.)
O'nun bu duâsına, "Âmin"
dedi melekler.
Sonra da, (Bir gemi
yap!) vahyi geldi bu
sefer.
"Nûh Nebî",
Cebrâil'den alır almaz
bu vahyi,
Başladı mü'minlerle, bu
işe bizâtihî.
Bu iş için "ağac"a, var
idi çok ihtiyâç.
Ve lâkin o bölgede, yok
idi fazla ağaç.
Bu yüzden "bol ağaçlı",
bir yer bulup çıktılar.
O yerde, gemi için dört
sene çalıştılar.
Onları, çalışırken
görünce o kâfirler,
Yanlarına gelerek,
istihzâ eylediler.
Dediler ki: (Hani sen,
"peygamberim" diyordun.
Yoksa onu bırakıp, şimdi
"dülger" mi oldun?
Peygamberlik gibi bir
mertebeyi bırakıp,
Âdi bir dülgerliğe
inivermek ne ayıp.
Hem sonra, yedi yıldır,
"susuz" olan bu yerde,
Nasıl yüzdüreceksin bu
gemiyi ilerde?)
O da, o kâfirlere
buyurdu ki: (Şimdi
siz,
Bizim ile eğlenip,
istihzâ edersiniz.
Lâkin Hak teâlânın azâbı
geldiğinde,
İstihzâ edeceğiz, biz
dahî sizin ile.)
Nûh aleyhisselâmın, "üç
katlı"ydı gemisi.
"Abanos"
ağacından idi hep
malzemesi.
Ateşi yanarak ve kazanı
kaynıyarak,
Yürüdüğü, Kur'ânda
vardır açık olarak. |