ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - NÛH ALEYHİSSELÂM

ONA İNANMADILAR

 

"Nûh nebî"yi, peygamber edince cenâb-ı Hak,

Tamâmen yoldan çıkıp, azmış idi cümle halk.

 

İçki, kumar ve zinâ, zulüm, hîle, haksızlık,

Sarmış idi her yanı, fecî bir ahlâksızlık.

 

Nûh Nebî, önceleri "gizliliğe" riâyet,

Ederek, insanları eyledi Hakka dâvet.

 

Yılmadan, gece gündüz gayret sarf ettiyse de,

İnanan olmamıştı kendisine yine de.

 

Zîrâ o ahlâksızlar, o'na inansalardı,

"Nefsî arzûları"nı yapamıyacaklardı.

 

Bayramları vardı ki, onların senede bir,

O gün toplanırlardı, kadın erkek, genç ve pîr.

 

Putlarının önünde, binlerce "kurbân" kesip,

İbâdet ederlerdi, onlara secde edip.

 

Sonra içki içerek, çalıp oynuyorlardı.

Türlü ahlâksızlık ve zinâ yapıyorlardı.

 

Nûh aleyhisselâm da, gitti bayram yerine.

(Bana yardım et) diye, duâ etti Rabbine.

 

Yüksek bir yere çıkıp, seslendi ki: (Ey kavmim!

Beni, peygamber yapıp, gönderdi size Rabbim.

 

Allah’ın birliğine ederim sizi dâvet.

Hakîkî mâbûd O'dur, O'na yapın ibâdet.

 

Bu putlar, gerçek mâbûd değildir tapılacak.

Sâdece Allah vardır, ibâdet yapılacak.)

 

O böyle söyleyince, o putlar, birdenbire,

Oldukları yerlerden, devrilip düştü yere.

 

Hükümdâr "Dermesil" de, duydu ve gördü bunu.

Sordu adamlarına, o'nun kim olduğunu.

 

Dediler: (Ey hükümdâr, o, bizim kavmimizden,

İse de, son zamanlar ayrıldı fikrimizden.

 

Önce, "aklı başında" kişiyken gâyet iyi,

Sonradan ne olduysa, aklını etti zâyi.

 

"Peygamber" olduğunu, başladı iddiâya.

Onu bildirmek için, şimdi gelmiş buraya.

 

Yâni o, bir "deli"dir, tutulmuş bu illete.

Bu yüzden böyle şeyler söylüyor bu millete.)

 

Dermesil sordu yine: (Peki o, ne söylüyor?)

Dediler ki: (Dînine, bizi dâvet ediyor.

 

Diyor ki: "Allah birdir, O'na edin ibâdet".

Bizi, inandırmaya ediyor şimdi gayret.)

 

"Dermesil" çok kızarak, dedi ki: (Öyle ise,

Yakalayıp getirin o şahsı önümüze.)

 

Adamları, bir anda o'nu yakalıyarak,

Dermesil'in önüne getirdiler çabucak.

 

Dedi: (Sen kimsin böyle, sana yazıklar olsun.

Bizi, putlarımızdan ayırmak istiyorsun.)

 

Buyurdu: (Adım Nûh'tur, Allah’ın Resûlüyüm.

Tek Allah’a îmâna, sizi çağırıyorum.

 

Taptığınız o putlar, değildir mâbûd-u hak.

Sâdece Allah vardır, ibâdete müstehak.)

 

O dedi: ("Deli" isen, tedâvi ettirelim.

Yok eğer "fakîr" isen, sana yardım edelim.)

 

Buyurdu: (Ne deliyim, ne de fakîr bir kimse.

Allah’ın emri ile, peygamber geldim size.

 

İstediğim, sâdece şudur ki benim yalnız:

Allah’a îmân edip, O'na kulluk yapınız.)

 

Dedi ki: (Bugün bayram olmasa idi şâyet,

Seni, pek şiddetlice, öldürecektim elbet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan