|
03 - İDRÎS ALEYHİSSELÂM
KAVMİNE NASÎHATI
"İdrîs aleyhisselâm",
kavmine, kendi bizzât,
Hikmetli sözler ile,
ederdi hep nasîhat.
Bir kere buyurdu ki:
(Akıllıysa bir kimse,
Hakâret gözü ile bakmaz
o, hiç kimseye.
Eğer Hak teâlâdan,
gelirse dert, musîbet,
Güzelce sabrederek,
eylemez hiç şikâyet.
Yükseldikçe mânevî rütbe
ve derecesi,
Çoğalır kendisini hep
aşağı görmesi.
İşlediği günâhlar, öyle
üzer ki onu,
Göremez başkasının, hatâ
ve kusûrunu.
Dünyâ muhabbetini, o,
kalbine koymaz hiç.
Malı çoğalsa bile, olmaz
onda bir sevinç.
Hem "akıllı" olanda,
olmaz hiç kibir, gurûr.
Zîrâ o, "tevâzû"da
bulur râhat ve huzûr.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Âhiret ile dünyâ,
Birbirinin zıddıdır,
gelmezler bir araya.
Birini sevindirsen,
gücenir ötekisi.
Bir kalbe yerleşemez,
iki zıddın sevgisi.
"Ölüm" uzakta
değil, çok
yakınınızdadır.
Ölümü uzak gören,
kendisini aldatır.
"Akıllı" o kuldur
ki, hazırdır ölüme hep.
Râhat ve müsterîhtir, o
gâyet bundan sebep.)
Buyurdu ki: (Ey insan,
sana ne oluyor ki,
Acıktığın zamanlar,
olursun "çocuk"
gibi.
Lâkin karnın doyunca,
değişirsin bu defâ.
Bir "azgın köle"
gibi saldırırsın etrâfa.
Zaman zaman bilsen de,
kendi âcizliğini,
Lâkin râhatlayınca,
unutursun hepsini.
Ey insan, zenginliği "mal"da
ararsın, fakat,
"Kanâat" eyleseydin,
ederdin daha râhat.
Size en faydalı şey, "kanâat"
ve "rızâ"dır.
Zîrâ gerçek râhatlık,
bunlar ile sağlanır.
"Hırs" ile "öfke"
ise, en kötü iki haslet.
Bu ikisi, insana olur
büyük felâket.)
Buyurdu: (Cömertliği,
mal azken de yapınız.
Ve gücünüz varken de,
suçu bağışlayınız.
Akıllı'nın her işi, hep
kendi lehinedir.
Ahmak ise, ne yapsa,
yine aleyhinedir.
Ey insanlar, Allah’a
ibâdet eyleyiniz.
Ve O'nun kullarına, çok
merhamet ediniz.
"Hayır" ve "şer",
herbiri, Allah’tandır
muhakkak.
Lâkin hayır işlerden,
râzıdır cenâb-ı Hak.
Her nîmeti, Allah’tan
bilirse eğer kişi,
Ne büyük seâdettir onun
böyle bilişi.
Zerre kadar iyilik yapsa
insan bir kula,
Kavuşur âhirette, elbet
karşılığına.
Kötülük yapar ise, bulur
kötü karşılık.
O, gayriye değil de,
kendine eder yazık.)
Ve yine buyurdu ki:
(Başkasına eziyyet,
Mü'mine
yakışmıyan, en fenâ bir
meziyyet.
İyi kul, öncelikle, "kulluk"
yapar Rabbine.
Yardım eder durmadan,
âcizlerin derdine.) |