|
03 - İDRÎS ALEYHİSSELÂM
İLK KİTAP YAZAN
Şît aleyhisselâmın,
torunlarından idi.
Ona, Hak teâlâdan "otuz
sahîfe" indi.
O idi kalem ile, ilk
defâ "kitap"
yazan.
O idi "terziliği",
dünyâda önce yapan.
Adı "Ahnuh" ise de, "İdrîs"
geçer Kur'ânda.
Çok kitap okuması, sebep
oldu buna da.
Uzun boylu, nûr yüzlü ve
iri kemikliydi.
Gözleri güzel olup,
doğuştan sürmeliydi.
Gür sakallı ve zarîf,
ahlâkı güzeldi pek.
Ve ağır konuşurdu, acele
etmiyerek.
Ekserî sükût eder,
lüzûmunda söylerdi.
Yürürken öne bakar, çok
tefekkür ederdi.
Peygamber olmadan da,
yapardı çok ibâdet.
Lâkin kendi kavminin,
bozuktu hâli gâyet.
"Âdem" ve
"Şît" Nebî'nin
gösterdikleri yoldan,
Ayrılıp, her günâhı
yaparlardı korkmadan.
Büsbütün dalmışlardı,
oyun ve eğlenceye.
Hiç lüzûm görmezlerdi,
ibâdet eylemeye.
Ve lâkin Hak teâlâ,
bütün bunlara rağmen,
Onları, azâbiyle helâk
etmedi hemen.
İçlerinden "İdrîs"e,
Cibrîl'i göndererek,
Bildirdi doğru yolu, "Suhûf"lar
indirerek.
Peygamber olur olmaz, "İdrîs
Nebî", kavmini,
Toplayıp, teblîğ etti
dînin emirlerini.
Buyurdu ki:
(Ey kavmim, mâbud,
Allahtır ancak.
Ve sâdece O vardır
ibâdet olunacak.
O'nun emirlerine yapışın
ki şimdiden,
Yârın kurtulasınız,
Cehennem ateşinden.
Dünyâ muhabbetini,
sokmayın kalbinize.
Zîrâ o, sebep olur azâba
girmenize.)
Kendisi çok ibâdet
ederdi bizâtihî.
Ve her gün okuyordu, "onikibin"
tesbîhi.
Çoktu hem ünsiyyeti,
bâzı melekler ile.
Bilirdi bir çoğunun
isimlerini bile.
Melekler, gurup gurup
yanına gelirlerdi.
O'nun ile oturur,
hasbihâl ederlerdi.
Hattâ vazîfeleri, işleri
her ne ise,
Gelir ve söylerlerdi,
hep "hazret-i İdrîs"e.
O, çok gösterdiyse de, "hârika"
ve "mûcizât",
Yine de îmân eden az
oldu o'na fakat.
O da yanına alıp, inanan
mü'minleri,
Sonunda "hicret"
edip, terk eyledi o
yeri.
Nil
nehri kenarına gelince,
eyleştiler.
Burasını beğenip, o yere
yerleştiler.
"Yetmiş iki" ayrı
dil vardı kavmin içinde.
İdrîs
Nebî, bunların bilirdi
hepsini de.
Yüz ayrı şehir kurup,
yaptı çok "harp âlet"i.
Cihâd
edip her yere, yaydı
ilmi, hikmeti.
Hak teâlâ izniyle, "fen,
tıp" ve "matematik",
Üstünde, insanlara
bilgiyi o verdi ilk.
"Yıldız" ve "gezenler"
hakkında da o yine,
Enteresan bilgiler verir
idi kavmine.
Yâni "astronomi"
üzerinde çok derin,
Mâlûmâtı var idi, hem
İdrîs Peygamberin.
O, fen ilimlerini, çok
iyi biliyordu.
Bunları, Hak teâlâ o'na
bildiriyordu.
Zîrâ insanoğlunun, çok
olsa da zekâsı,
Yine zordu o günde,
bunlara ulaşması. |