|
01 - ADEM ALEYHİSSELÂM
ÜÇYÜZ SENE AĞLADI
"Âdem aleyhisselâm",
yasak olan meyveden,
"Unutarak"
yiyince, çıkarıldı
Cennetten.
Ve lâkin çıkıyorken,
sordu ki Cebrâil'e:
(Nereye götürürsün ey
Cibrîl beni böyle?)
Cebrâil, cevâbında şöyle
dedi o'na hem:
(Halk olunduğun yere
gidiyorsun yâ Âdem!)
Buyurdu: (Ey Cebrâil,
gidiyorum ben, ancak,
Bana, o tenhâ yerde, kim
arkadaş olacak?)
Dedi:
(Burdan çıkmana, kim
oldu ise sebep,
O arkadaş olacak, yer
yüzünde sana hep.)
Öyle çok ağladı ki Âdem
Nebî o zaman,
Taşlar bile yarıldı,
o'nun ağlamasından.
Buyurdu:
(Ey Cebrâil, az müsâde
eyle de,
Elvedâ eyliyeyim, cümle
meleklere de.)
Sonra geri dönerek,
söyledi şu sözleri:
(Esselâmü aleyküm, ey
Rabbin melekleri!
Dünyâya gidiyorum
aranızdan ben artık.
Sizden ayrılıyorum,
Allah’a ısmarladık.
Lâkin bir istirhâmım
olacak sizden benim.
Gitmeden, hepinize onu
beyân edeyim.
Bu zelle'mden ötürü,
demeyin "Yaptı kasten".
"Unuttu" deyin,
zîrâ, unuttum
hakîkaten.)
İndirdi Cibrîl o'nu, "Serendib"
denen dağa.
Yoktu Arz'da o zaman,
yüksek dağ, ondan daha.
"Cidde"ye
indirdiler, Havvâ
vâlidemizi.
"Basra" veya "Mısır"a
indirdiler İblîs'i.
Âdem safiyyullahı,
Cebrâil, yer yüzüne,
Bırakıp, hemen sonra,
semâya döndü yine.
Lâkin o'nu bırakıp,
ayrılacaktı ki tam,
Ağlamaya başladı, Âdem
aleyhisselâm.
Buyurdu: (Ey Cebrâil,
sen gidiyorsun, ama,
Burda
ben, tek başıma ne
yaparım bâdemâ?
Bu mihnet diyârında,
beni koyup gidersin.
Tekrâr benim yanıma, ne
gün avdet edersin?)
Cebrâil,
(Biz meleğiz, çıkmayız
Hak emrinden.)
Diyerek gâib oldu bir
anda göz önünden.
O an Âdem Nebî'nin,
fazlalaştı mihneti.
Ve lâkin diyordu ki:
(Vardır bunun hikmeti.)
Yerde yalnız kalınca
Âdem aleyhisselâm,
Gece gün ağlamaya, "üçyüz
yıl" etti devâm.
Dereler hâsıl oldu,
gözlerinin yaşından.
Bakmadı gök yüzüne, bir
daha utancından.
Akan göz yaşlarını,
kuşlar gelip içerdi.
(Bundan daha lezzetli su
görmedik)
derlerdi.
Emretti Hak teâlâ,
kurda, kuşa ve hattâ,
Yer yüzünde yaşayan,
bilcümle mahlûkâta:
(Âdem'in hâtırını sormak
için, hepiniz,
Giderek, kendisini
tesellî eyleyiniz.)
Geldiler gurup gurup,
hemen cümle hayvanlar.
O'nun gözü önünde,
toplanıp saf tuttular.
Lâkin o, başı önde
devâmlı ağlıyordu.
Ağlamaktan, başını
kaldırıp bakmıyordu.
Bu bâbda İbni Abbâs,
rivâyet eder ki hem;
(Hazret-i Havvâ ile,
beyi Hazret-i Âdem,
Üçyüz
sene, devâmlı, ağlayıp
inlediler.
Kırk sene müddet ile,
yemeyip içmediler.) |