ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBERLER

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - ADEM ALEYHİSSELÂM

ÖNCE TOPRAK İDİ

 

Yaratmak dileyince "Âdem"i Hak teâlâ,

Şöyle fermân buyurdu, yer yüzüne evvelâ:

 

(Ben, insan halk etmeyi diledim ki topraktan,

Bir kısmı mutî olur, bâzısı eder isyân.

 

İtâat edenlere, Cennet olur mükâfât.

Âsîler, Cehennemde azâba düşer fakat.)

 

Yer yüzü, bunu duyup arz etti ki: (Yâ Rabbî!

Bu, itâatkârlara büyük ihsân tabii.

 

Lâkin isyân edenler, Cehennem ateşine,

Girerse, dayanamam azâb çekmelerine.)

 

Emretti Hak teâlâ, "Cebrâil"e o zaman.

(Yâ Cebrâil bir miktâr toprak al getir Arz'dan.)

 

"Cibrîl", yere inerek, alacaktı ki toprak,

Yer yüzü, feryât figân eyledi ağlıyarak.

 

Dedi ki: (Bu gün benden, hiç toprak alma sakın.

İsyân edip, azâba düşerler sonra yârın.

 

Benim sebebim ile, girmesinler günâha.

Benden toprak almandan, sığınırım Allah’a.)

 

Cebrâil, acıyarak bu feryâdına Arz'ın,

Hemen döndü geriye, hiç toprak almaksızın.

 

Dedi ki: (Yâ ilâhî, her şey mâlûm zâtına.

Toprak almadığımdan, sığındım ben de sana.)

 

Hak teâlâ bu sefer, emretti "Mîkâil"e.

O dahî yer yüzüne indi bu gâye ile.

 

O da, yerden bir miktâr toprak alacağı an,

Yer yüzü, Ona dahî eyledi feryât, figân.

 

O da toprak almadan, geriye döndü yine.

Aynı özrü, o dahî beyân etti Rabbine.

 

Bu sefer "İsrâfil"e verdi Allah bu emri.

O da, aynı sebepten "eli boş" döndü geri.

 

Emretti en sonunda, "hazret-i Azrâil"e.

O dahî yer yüzüne indi bu gâye ile.

 

Yer yüzü, ettiyse de Ona da öyle feryât,

O'nun yalvarmasına, şöyle dedi o fakat:

 

(Allah’a sığınırsın, sen az toprak vermekten.

Ben dahî sığınırım, O'na karşı gelmekten.)

 

Ve sonra, her kıt'adan "Toprak" alıp getirdi.

Tâif-Mekke arası bir yere biriktirdi.

 

Yer yüzü, "Azrâil"e edince feryât, figân,

Ona, Hak teâlâdan geldi şöyle bir fermân:

 

(Ey Arz, sakın üzülme az toprak verdiğine.

İâde edeceğim onu ben sana yine.

 

Şu cansız, siyah renkli toprağını alırım.

Beyaz tenli, ay yüzlü insanlar yaratırım.

 

Onlar, senin üstünde yaşarlar belli müddet.

Ölüp, tekrâr içine girerler en nihâyet.)

 

Azrâil'in aldığı topraklar, o mahalde,

"Kırk arşın"lık bir yığın olup kaldı bu hâlde.

 

Bu topraklar, dünyânın türlü noktalarından,

Alınıp, bir araya gelmiş olduklarından,

 

İnsanlar da, dünyâda, çeşitli renklerdedir.

Hem dahî türlü türlü huy ve tabîattedir.

 

Bu toprak yığınının üstüne cenâb-ı Hak,

"Kırk gün" yağmur yağdırdı, aralıksız olarak.

 

Yağdı "Gam" denizinden, otuz dokuz gün gece.

"Ferâhlık" denizinden, bir gün yağdı sâdece.

 

Bunun için insanın, kederi, sevincinden,

Fazla olur dâimâ, suâl yok hikmetinden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan