|
35 - MÛCİZELERİ
DİRİLEN KUZU
Resûlullah, eshâbla bir
evde otururken,
Bir ara, yemeklerden açıldı
bahis birden.
Sevilen yemekleri sayarken
birer birer,
Hepsi, (Et yemeğini
seviyoruz) dediler.
O zaman buyurdu ki
Peygamber Efendimiz:
(Et yemeği yemedik şu
târihten beri biz.)
Bir sahâbî dedi ki: (İzin
verin, gideyim.
Evde bir et yemeği pişirip
getireyim.)
Kalkıp gitti evine Resûl
izin verince.
Bir kuzusu vardı ki, kesti
onu hemence.
Ve kendi eli ile kızartıp,
yaptı kebap.
Resûl'ün huzûruna alıp
geldi der akap.
O Server buyurdu ki o zaman
sahâbeye:
(Mescitte her kim varsa,
çağırın bu yemeğe.)
Bu dâvet üzerine, bir kısım
sahâbîler,
Gelip, Resûlullahla o
kebaptan yediler.
O Server buyurdu ki eshâba
o arada:
(Kemikleri atmayın,
biriktirin kenarda.)
Nihâyet bitirince hepsi
yemeklerini,
Kaldırdı Resûlullah mübârek
ellerini.
Sonra, o kemiklerin üzerine
koyarak,
Buyurdu ki: (Allahın
izniyle dirilip kalk!)
O anda "Kuzu" hemen dirilip
kalktı yine.
Koşarak gidiverdi sâhibinin
evine.
Ev halkı onu görüp, dediler
ki: (Bu kuzu,
Sabah kestiğimize çok
benziyor doğrusu.)
"Ebû Kuhâfe" dahî,
der ki: (Ben küçük idim.
Babam vefât edince, ben
birden kaldım yetîm.
Annem ile birlikte kalırdık
dayımlarda.
Ben de, koyunlarını
güdüyordum dağlarda.
Şereflenmemişlerdi îmânla
henüz onlar.
Biz de, islâmiyyetten hiç
değildik haberdâr.
Ben koyun otlatırken,
eshâbtan biri bir gün,
Beni alıp götürdü sohbetine
Resûl'ün.
Öyle duygulandım ki Onun o
sohbetiyle,
Gitmeden yapamazdım sohbete
bir gün bile.
Fakat dayım ve yengem, râzı
değildi bundan.
Dediler: (Gitme Ona,
çıkarır seni yoldan.)
Koyunların başında ben
olmayınca gündüz,
Akşamları koyunlar, dönerdi
eve sütsüz.
Dayım vâkıf olunca en
nihâyet bu işe,
Dedi: (Gitmiyeceksin sen
artık o kişiye.)
Ben hemen bu husûsu Resûl'e
eyledim arz.
Buyurdu: (Koyunları
önüme getir biraz.)
Getirdim, bereketle duâ
etti onlara.
Koyunların sütleri, pek
çoğaldı o ara.
Sebebini sorunca bana
yengem ve dayım,
İşin hakîkatini onlara da
anlattım.
Dediler ki: (O zâtın
sohbetine devâm et.
Ondan, sana sâdece gelir
hayır, bereket.)
Ve hattâ yengem ile
birlikte aynı günde
Gidip îmân ettiler
Peygamberin önünde.
|