|
35 - MÛCİZELERİ
ÇOCUK DİRİLDİ
Câhiliyye devrinde vardı ki
yine biri,
Kendi kız çocuğunu gömmüştü
diri diri.
Sonra îmân edince, çok
pişmân oldu buna.
Geldi Resûlullah'ın mübârek
huzûruna.
Peygamber Efendimiz, onun
ile bu kere,
Geldiler kızcağızın
gömüldüğü o yere.
Sonra, ona ismiyle hitâb
edince, nâgâh,
Cevap geldi o kızdan:
(Buyur yâ Resûlallah!)
O Server buyurdu ki: (Ey
kızım, annen baban,
Allah'ın lütfu ile
ettiler şimdi îmân.
İstersen, senin için ben
bir duâ edeyim.
Diril, seni onlara iâde
eyliyeyim.)
Kızdan cevap geldi ki:
(Hayır, arzû eylemem.
Ben buradan ayrılıp,
dünyâya geri gelmem.
Allah'a hamd olsun ki, o
dünyâdan kurtuldum.
Ve Rabbimi, onlardan çok
merhametli buldum.)
"Osmân bin Huneyf" dahî
anlatıyor ki hattâ:
Bir gün, bir “Âmâ”
geldi Server-i kâinâta.
Dedi: (Yâ Resûlallah, bana
bir duâ edin.
Şu âmâ gözlerimi açsın
Rabbil âlemîn.)
Şöyle buyurdular ki ona
Fahr-i kâinât:
(Sen şimdi abdest alıp,
namâz kıl iki rekât.
Sonra de ki: "Yâ rabbî,
Sevgili Habîbinin,
Hürmetine, gözünü açıver
bu garîbin.")
O böyle duâ etti, o
Resûl’ün yanında.
Açılıp, görüverdi iki gözü
ânında.
Yine “Bedir” cenginde
Ensâr’ın gençlerinden,
Hazreti "Muavvez"in
kesildi kolu birden.
O da, kesik elini alıp öbür
eline,
Geldi hemen acele, Allah'ın
Habîbine.
Kesik eli, yerine
yerleştirip o Server,
Şifâ bulması için sonra duâ
ettiler.
O el derhâl kaynayıp, sapa
sağlam oldu hem.
Çünkü duâ etmişti, o gence
Fahr-i âlem.
Yine Bedir cenginde, "Hudeyd"
adlı mücâhit,
Boynundan öyle yara almıştı
ki o vakit,
Nerdeyse başı kopup,
düşecekti ki yana.
O hâlde geldi hemen, o
Server'in yanına.
Peygamber Efendimiz, tuttu
onun başını.
Ve mübârek eliyle sığadı
yarasını.
Şifâ bulması için, eyledi
sonra duâ.
Başı derhâl kaynayıp,
iyileşti o anda.
Yine bir kadının da, yeni
çocuğu doğdu.
Lâkin çocuk, doğuştan hiç
konuşamıyordu.
Alıp, Resûlullah'a getirdi
onu hemen.
Bir miktâr “Su”
istedi Resul o sahâbîden.
Ve mübârek ağzına su alarak
bir miktâr,
Aynı suyu, o kaba bıraktı
yine tekrâr.
Daha sonra çocuğu annesine
vererek,
Buyurdu: (Bu su ile,
banyo yapsın bu bebek.)
Kadın öyle yapınca, konuştu
çocuk o an.
Hattâ daha akıllı oldu
akrânlarından.
|