|
35 - MÛCİZELERİ
AĞACIN ŞEHÂDETİ
"Abdullah ibni Ömer"
şöyle anlatır ki: (Biz,
O Server’le bir yere
gidiyorduk ikimiz.
Yolda bir köylü ile
karşılaştık bu defâ.
Ona suâl etti ki: (Ey
köylü ne tarafa?)
(Evime gidiyorum) deyince,
sordu hemen:
(Hayırlı bir iş yapmak
ister misin peki sen?)
Köylü, merak içinde sordu
ki: (O iş nedir?)
Buyurdu: (Allah'a ve
bana îmân etmendir.
Yâni Allah'tan başka
ilâh olmadığına,
Muhammed’in de Onun
Resûlü olduğuna,
Şehâdet getirip de, eğer
îmân edersen,
En hayırlı bir işi
işlemiş olursun sen.)
Köylü suâl etti ki:
(Şâhidin var mı buna?)
Buyurdu: (Elbette var,
yeter ki inan bana.
Meselâ şu ilerde
gördüğün ağaç dahî,
Buna şehâdet edip,
inanır bizâtihî.)
Velhâsıl Resûlullah buyurup
böyle ona,
O ağaca seslenip, çağırdı
huzûruna.
Ağaç, derhâl bir sağa, bir
sola eğilerek,
Çıkıp geldi Resûl’ün yanına
yürüyerek.
“Kelime-i şehâdet”
getirip sonra yine,
Geri dönüp, tekrârdan
giriverdi yerine.
Köylü şâhit olunca bu hâle
bizâtihî,
Şehâdeti söyleyip îmân etti
o dahî.)
Ve yine "İbni Fürek"
nakleder ki şöylece:
(O server, karanlıkta
yürüyordu bir gece.
O zaman Tâif'te ve harpte
bulunuyorduk.
Cümle eshâb-ı kirâm uykusuz
ve yorgunduk.
Peygamber-i zîşân da,
yorgunluktan bir nice,
Mübârek gözlerini zor
açardı o gece.
İşte böyle uykusuz
vaziyette giderken,
Karanlıkta, önüne bir “Ağaç”
çıktı birden.
Tam çarpacak idi ki, o ağaç
birdenbire,
Yukardan aşağıya ayrıldı
tam ikiye.
Onların arasından geçip
gitti o Server.
O ağaç, o hâliyle kaldı
uzun seneler.)
"Enes bin Mâlik"
dahî nakleder ki: (O Server,
Bir avuç “Çakıl taşı”
aldı yerden bir sefer.
O mübârek avcuna girer
girmez o taşlar,
Kendi lisânlarıyla bir
zikre başladılar.
Sonra döktü “hazret-i
Ebû Bekr”'in eline.
Onun elinde dahî zikretti
onlar yine.
Sonra başka eshâbın
ellerine verdiler.
Fakat başkalarında artık
zikretmediler.)
"Hazreti Abbâs"
dahî, diyor ki: (Fahr-i cihân,
Bana ve evlâdıma duâ etse
ne zaman,
Kapı eşikleriyle
duvarlardan, ekserî,
İşitirdik hepimiz, (Âmîn!
Âmîn!) sesleri.)
|