ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MÛCİZELERİ

ŞİMDİ RÂHATLADIM

 

“Aliyyül Mürtezâ”nın vâlideleri olan,

Fâtıma binti Esed” ayrılınca dünyâdan,

 

Hemen Resûlullah'a verdiler bunu haber.

Ve lâkin çok üzülüp, mahzûn oldu o Server.

 

Buyurdu: (Bu hâtunun hakkı çoktur üstümde.

Analık yaptı bana, zîrâ küçüklüğümde.)

 

Cenâze namâzını kendisi kıldırarak,

İndirdi kabrine de, gâyet mahzûn olarak.

 

Sonra da, (Yâ Fâtıma!) diye nidâ etti hem.

O da cevap verdi ki: (Buyur yâ Fahr-i âlem!)

 

Buyurdu: (Sana kefîl olmuştum iki şeyde.

Onları, Hak teâlâ verdi mi işbu yerde?)

 

(Evet yâ Resûlallah) deyince o cevâben,

Resûlullah sevinip, kabirden çıktı hemen.

 

Daha sonra eshâbtan, birisi suâl etti:

(Kabirde çok kaldınız, neydi bunun hikmeti?)

 

Buyurdu ki: (Bu hâtun, hâl-i hayâtta iken,

Bir gün bana gelmişti, Kur'ân okuyordum ben.

 

Âyetlerden birini tilâvet eyleyince,

O, bunun mânâsını suâl etti hemence.

 

Dedim: Şöyle buyurur burada cenâb-ı Hak:

(İnsanlar haşr olunur yârın çıplak olarak.)

 

Çok üzülüp dedi ki: (O gün, avret yerlerim,

Açılırsa, o zaman ne olur hâlim benim?)

 

Baktım ki, çok üzülüp mahzûn oldu bu hâlden.

Ben dahî kendisini tesellî ettim hemen.

 

Dedim: (Bu gömleğimi giyersen kefen diye,

O zaman mahal kalmaz böyle bir üzüntüye.)

 

Ben böyle söyleyince, çok sevindi o buna.

"Münker" ile "Nekîr"i anlattım sonra ona.

 

Dedim: (Korkunç şekilde gelerek bu melekler,

İnsanları kabirde, sorguya çekecekler.)

 

O, yine çok üzüldü bunu da öğrenince,

Dedi: (Ben ne yaparım, onlar bana gelince?)

 

Ben yine kendisini tesellî eyliyerek,

Dedim: (Korkunç gelmezler sana bu iki melek.)

 

Sonra da duâ edip, dedim ki: (Yâ ilâhî!

Ona korkunç gönderme Münker ile Nekîr'i.

 

Güzellikle gelsinler Fâtıma'nın kabrine.

Geniş ve râhat olsun mezârı onun yine.)

 

Böyle duâ edince, sevindi yine gâyet.

Bu iki endîşeden kurtuldu en nihâyet.

 

Şimdi onu, elimle koyunca mezârına,

Bu husûslar hakkında seslenip sordum ona.

 

Dedim: (Kefîl olduğum husûslarda, şimdi sen,

Kurtuldun mu o bana dediğin endîşeden?)

 

Dedi: (Evet, onlardan kurtuldum tam olarak.

Versin mükâfâtını sana da cenâb-ı Hak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan