ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MÛCİZELERİ

CENNETTEN GELEN YEMEK

 

Peygamber Efendimiz, günlerden bir gün yine,

"Hazreti Fâtıma"nın teşrîf etti evine.

 

Gördü ki, kızının ve çocukların yüzleri,

Solmuş ve kansızlıktan sararmış benizleri.

 

Üzülüp, sebebini sorunca Fâtıma'dan,

O da Resûlullah'a arz eyledi o zaman.

 

Dedi ki: (Babacığım, şudur ki buna sebep,

Ben ve onlar, üç gündür aç yatıp kalkarız hep.)

 

Resûlullah bu hâle gâyet kederlendiler.

Ve hemen onlar için çok duâ eylediler.

 

Hazreti Fâtıma'ya buyurdu ki sonra da:

(Yâ Fâtıma çık da bak, ne var karşı odada?)

 

Hazreti Fâtıma ve Hasen ile Hüseyin,

O odaya koştular, emriyle o Server’in.

 

Bir “Tabak” gördüler ki, işlenmiş zînet ile.

İçi de dolu idi “Yeni pişmiş et” ile.

 

O yemekten devâmlı yediler bir nice gün.

Yine de eksilmedi, duâsıyle Resûl’ün.

 

Ve lâkin bir kadının "Kötü nazarı" ile,

Daha sonra o tabak, kayboldu birdenbire.

 

Peygamber Efendimiz buyurdu ki bu bâbta:

(Size ben söylerim ki yemîn ederek hattâ,

 

O kadının nazarı değmeseydi gerçekten,

Hayâtınız boyunca yerdiniz o yemekten.)

 

Bir gün de, eshâbıyla Allah'ın Peygamberi,

Otururken, o yere gelmişti köylü biri.

 

Elinde “Torba” ile yaklaşarak o ara,

(Muhammed kimdir?) diye suâl etti onlara.

 

Öğrenince, yaklaşıp sordu ki: (Yâ Muhammed!

Şu torbada ne vardır, biliyorsan beyân et.)

 

Peygamber Efendimiz, tebessüm eylediler.

(Bilir isem, îmâna gelir misin?) dediler.

 

Köylü (Evet) deyince, buyurdu ki: (Sen bu gün,

İki güvercin ile, annelerini gördün.

 

Yavru güvercinleri, sen alıp da gidince,

Anneleri, ardından feryât etti bir nice.

 

Ve onların üstüne gelip attı kendini.

Sen de attın torbaya, o anne güvercini.)

 

Peygamberi zîşân'ın sözlerini tâkîben,

O köylü, elindeki torbayı açtı hemen.

 

Baktılar, bir "Anne kuş", iki de "Yavru" yine.

Germiş kanatlarını onların üzerine.

 

Resûlullah buyurdu: (Bakınız ki bunlara,

Ne çok merhametlidir anne kuş yavrulara.

 

Bir kul tövbe edince, o kula, Rabbimizin,

Şefkati, şefkatinden çoktur şu güvercinin.)

 

Köylü, bu mûcizeyi görüp oldu müslümân.

O güvercinleri de salıverdi o zaman.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan