ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MÛCİZELERİ

SENİ KİM KURTARIR ?

 

Peygamber Efendimiz” yine günün birinde,

Yalnızca yatıyordu bir ağacın dibinde.

 

O ara müşriklerden "Da'sûr" adında biri,

Baktı, tenhâ yerdedir Allah'ın Peygamberi.

 

Bu müşrik, çok kuvvetli bir pehlivândı yine.

Geldi ses çıkarmadan o ağacın dibine.

 

Sonra da kılıcını, çekip hemen belinden,

Dedi ki: (Kim kurtarır seni benim elimden?)

 

Peygamber Efendimiz, soğukkanlı bir tavır,

Alarak, buyurdu ki: (Beni,Rabbim kurtarır.)

 

O esnâda “Cebrâil” görünüp birdenbire,

O müşrikin göğsüne vurarak yıktı yere.

 

Elindeki kılıç da, yere düştü fırlayıp.

Peygamber Efendimiz, kılıcı yerden alıp,

 

Müşrikin boğazına dayadı sonra birden.

Buyurdu: (Kim kurtarır seni benim elimden?)

 

O, yalvaran gözlerle bakıp Resûlullaha,

Dedi ki: (Senden başka bir kimse yoktur daha.)

 

Peygamber Efendimiz, merhamet etti yine.

Buyurdu ki: (Serbestsin, haydi kalk, git evine!)

 

Müşrik, bu merhameti görüp çok duygulandı.

Peygamber olduğuna pek yakînen inandı.

 

Kelime-i şehâdet” getirip sonra hemen,

Îmânla şereflenip, oldu sahâbîlerden.

 

Ve yine iki müşrik, "Âmir" ve "Erbed" diye,

Vardı ki, bunlar birgün geldiler Medîne'ye.

 

Gâyeleri, Resûl’ü öldürmekti ki hemen,

Plân hazırladılar bunun için evvelden.

 

"Âmir", Resûlullah'ın önüne gelecekti.

Ve îmân ettiğini Ona söyliyecekti.

 

O esnâda "Erbed" de, arkadan gelip hemen,

Yaklaşıp, kılıcını vuracaktı âniden.

 

Nihâyet “Âmir” geldi, önden tevâzû ile.

Müslümân olduğunu arz eyledi Resûl’e.

 

Erbed” de, arkasından yaklaştı o Server'in.

Bir türlü kılıcını vuramıyordu lâkin.

 

“Âmir”, ona gözüyle işâret ediyordu.

(Haydi, ne duruyorsun, vur!) demek istiyordu.

 

Resûlullah anlayıp, buyurdu ki o zaman:

(Korudu Rabbim beni, sizin zararınızdan.)

 

Oradan ayrılıp da geri geldiklerinde,

Âmir”, arkadaşına sordu merak içinde.

 

Dedi: (Ne konuşmuştuk, sen sözünde durmadın.

Niçin ben konuşurken, sen kılıçla vurmadın?)

 

Dedi ki: (Ne yapayım, ben kılıcı, kaç kere,

Vurmak istedimse de, sen girdin ara yere.

 

Seni, Onun yerinde görüyordum her sefer.

Seni öldürecektim vurmuş olsaydım eğer.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan