ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MÛCİZELERİ

KÜTÜĞÜN AĞLAMASI

 

O Server’in mescidi, ilk inşâ edilince,

Hutbe okumak için bir minber yoktu önce.

 

Peygamber Efendimiz, hutbe okumak için,

Bir “Hurma kütüğü”ne dayanıyordu ilkin.

 

Bu hurma kütüğünün, "Hannâne" idi adı.

Cansız idi o ama, Resûl’ün âşıkıydı.

 

Sonra, üç basamaklı bir minber yaptırarak,

Oradan okudular hep devâmlı olarak.

 

Lâkin ilk seferinde, oldu ki bir hâdise,

Buna şâhid oldular eshâbtan çoğu kimse.

 

Şöyle ki, Cumâ günü olunca vakit tamâm,

Toplandı o mescitte, cümle eshâb-ı kirâm.

 

Hutbe okumak için, nihâyet Resûlullah,

Yine minberlerine çıkmışlardı ki, nâgâh,

 

Eskiden dayandığı kuru "hurma ağacı",

İnlemeye başladı o anda acı acı.

 

Bir hâmile devenin ağlayışı gibi hem,

Seslice ağlıyordu, hüzünlü ve pür elem.

 

Cümle eshâb-ı kirâm, mescit içerisinde,

İşittiler bu sesi bir şaşkınlık içinde.

 

Evet, “Hurma kütüğü” ağlayıp inliyordu.

Cümle sahâbîler de bu sesi dinliyordu.

 

Hayret içerisinde kalmıştı o an herkes.

Zîrâ kesilmiyordu bu inilti ve bu ses.

 

O zaman Resûlullah, inerek minberinden,

O “Hurma kütüğü”nün yanına geldi hemen.

 

Mübârek elleriyle okşayınca bir müddet,

Kütüğün ağlaması kesildi en nihâyet.

 

Eshâb, “Kuru kütüğün” Resûlullaha olan,

Bu aşkını görünce, ağladı hepsi o an.

 

Hattâ yemîn ederek buyurdu ki o Server:

(İnip de o kütüğü okşamasaydım eğer,

 

Bana karşı duyduğu hasret ile böylece,

Tâ kıyâmete kadar ağlardı gün ve gece.)

 

Sonra da, o kütüğe dönerek Fahri âlem,

Tesellî etmek için buyurdu ki ona hem:

 

(İster seni dikeyim, bahçedeki yerine.

Tekrârdan dal budak sal, gel önceki hâline.

 

İstiyorsan dikeyim, Cennete ebediyyen.

Yesin Allah dostları senin meyvelerinden.)

 

Kütük” dile gelerek, arz etti dileğini.

Dedi: (Yâ Resûlallah, Cennete dikin beni.

 

Hiç çürümiyeceğim bir yere gideyim ben.

Ve Allahın dostları yesin meyvelerimden.)

 

Resûl ve yanındaki sahâbenin cümlesi.

Gâyet açık olarak işittiler bu sesi.

 

Sonra eshâba dönüp, o Habîb-i kibriyâ,

Buyurdu: (Tercîh etti, âhireti dünyâya.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan