ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

35 - MÛCİZELERİ

BİR KILIN HÜRMETİNE

 

Resûl”ün kıymetini, insanlar değil yalnız,

Bütün hayvânât dahî bilirdi istisnâsız.

 

Uçmadıkları gibi kuşlar Kâbe üstünden,

Onun üzerinden de uçmazlardı edebten.

 

Yine Peygamberimiz, Mîrâc'ta hem o gece,

Allahü teâlâya suâl etti şöylece:

 

(Yâ rabbî, Cebrâil'e altıyüz kanat verdin.

Bunun mukâbilinde bana ne ihsân ettin?)

 

Hak teâlâ cevâben Sevgili Peygambere,

Buyurdu: (Senin bir tek saç kılın, bana göre,

 

Cebrâilin altıyüz kanadına nazaran,

Daha çok kıymetli ve sevgilidir her zaman.)

 

Yine “Hâlid bin Velîd” hazretlerinin dahî,

Bir başlığı var idi, pek çok değer verdiği.

 

Onu, hangi savaşta örtse idi O eğer,

Düşmanlarına karşı olurdu hep muzaffer.

 

Ve lâkin o başlığı kaybedince o bir gün,

Oldu bunun yüzünden çok mükedder ve üzgün.

 

Dediler: (Kaybettiğin, bir başlık değil midir?

Öyle ise, bu kadar üzülmek peki nedir?)

 

Dedi ki: (Bu üzülmem, çok azdır bunun için.

Zîrâ siz bilmezsiniz hikmetini bu işin.

 

O başlığın içinde, o Server’in saçından,

Bir mübârek "kıl" vardı, üzülmem işte bundan.

 

O başlık, hangi harpte bulunsaydı başımda,

Muzaffer oluyordum mutlak o savaşımda.

 

Bütün başarılarım, bundandır işte benim.

Kaybettim şimdi onu, nasıl üzülmiyeyim?)

 

Yine Resûlullah'ın o mübârek cemâli,

Nûrluydu ondördüncü bir “Dolunay” misâli.

 

Hazreti Âişe”nin evine geldi bir gün.

Bakıp güldü Âişe yüzüne o Resûl’ün.

 

Ne için güldüğünü suâl etti o Server.

Âişe vâlidemiz îzâh etti bu sefer.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, bu gün bir elbiseyi,

Dikerken, düşürmüştüm elimdeki iğneyi.

 

Çok aradım ise de, bulamamıştım yine.

Sen içeri girince, bulundu şimdi iğne.

 

Öyle aydınlandı ki nûrundan zîrâ evim,

İğneyi, râhatlıkla gördüm ve alıverdim.)

 

Bunları arz edince Âişe vâlidemiz,

Ağlamaya başladı Peygamber Efendimiz.

 

Sebebini sorunca, buyurdu ki o zaman:

(Yâ Âişe, mahşeri hâtırladım ben şu an.

 

Şöyle ki, ümmetimden o gün bâzı kimseler,

Benim bu cemâlimi hiç göremiyecekler.

 

İşte o ümmetimin hâlini hâtırladım.

Onların durumuna üzüldüm de ağladım.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan