ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - GÜZEL AHLÂKI

SENİ İNKÂR ETMİYORUZ

 

Peygamber Efendimiz”, doğru ve emîn idi.

Zâten meşhûr lakâbı, "Muhammed-ül emîn"di.

 

Resûl’ün baş düşmanı o “Ebû Cehil” bile,

Îtirâf etti bunu bizzât kendi diliyle.

 

Zîrâ Resûlullah'a, o bir gün şöyle dedi:

(Yâ Muhammed, biz seni yalanlamıyoruz ki.

 

Doğru sözlü birisin aramızda çünkü sen.

Yalan söylediğini işitmedik katiyyen.

 

Fakat o getirdiğin bir kitap var ya senin,

Ona inanmıyoruz, sana değil, bilesin.)

 

Yine Bedir cenginde, henüz savaştan önce,

Bir müşrik, “Ebû Cehl”i gece yalnız görünce,

 

Yanına yaklaşarak, dedi: (Yâ Ebâ Cehil!

Şurada ikimizden başkası mevcûd değil.

 

Sana, gizli olarak bir şey sormak isterim.

Lâkin doğru cevap ver, çok istirhâm ederim.)

 

Ebû Cehil kâfiri, dedi: (Haydi, suâl et.

Ben, hakîkat ne ise, söylerim sana elbet.)

 

O sordu ki: (Muhammed, doğru ve emîn midir?

Yoksa aldatıcı ve yalancı biri midir?)

 

Ebû Cehil, o zaman dedi ki cevâbında:

(O, doğru söyleyici bir kişidir aslında.)

 

O, bu sefer sordu ki. (Peki biz, öyle ise,

Niçin savaşıyoruz böyle bir kimse ile?)

 

Dedi: (Biz, kendisine bir şey söylemiyoruz.

Getirdiği o dîni yalnız istemiyoruz.)

 

Yine henüz îmâna gelmeden “Ebû Süfyân”,

Yolu, Rum diyârına uğramıştı bir zaman.

 

Herakliyus” öğrenip, çağırttı huzûruna.

Resûlullah hakkında bir suâl sordu ona.

 

Dedi ki: (Sizin bu gün, inkâr eylediğiniz,

Kimseyi, önceden de inkâr eder miydiniz?)

 

Dedi ki: (Hayır aslâ, Onu doğru bilirdik.

Onu, her ihtilâfta, hakem tâyin ederdik.

 

Çünkü hiç rastlamadık yalan söylediğine.

Bu yüzden inanırdık Onun her dediğine.)

 

Yine sahâbîlerden, “Nâdir bin Hâris”, gidip,

İnkârcı müşriklerin karşısına dikilip,

 

Şöyle hitâb etti ki: (Yazıklar olsun size!

Îmân etmiyorsunuz siz Peygamberinize.

 

Halbuki düne kadar, Ona "Emîn" derdiniz.

Her husûsta, her zaman, Ona güvenirdiniz.

 

Herhangi ihtilâfla karşılaşınca yine,

Hemen başvururdunuz Onun hakemliğine.

 

Şimdi O aynı şahıs, Hak’tan emir alarak,

Gelmiştir aranıza bir "Peygamber" olarak.

 

Hattâ gönderilmiştir, O bilcümle cihâna.

Niçin inanmazsınız şimdi aynı insana?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan