ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

34 - GÜZEL AHLÂKI

KÖTÜLÜĞE İYİLİK EDERDİ

 

Âişe hazretleri, şöyle der ki: (O Server,

Kendisine, haksızlık etseydi her kim eğer,

 

Görmedim hiçbirine karşılık verdiğini.

Ve aslâ eli ile dövmemiştir birini.)

 

Bir gün huzûrlarına bir adam getirdiler.

Ve (Bu, sizi öldürmek istiyordu) dediler.

 

O kimseye bakarak buyurdu ki: (Ey insan!

Korkma, sana bir cezâ vermiyeceğim şu an.)

 

Kureyş müşriklerinden birinin de bir zaman,

Az alacağı vardı Resûl-i kibriyâdan.

 

Ve lâkin vâdesine var iken henüz “Üç gün”,

Geldi talep etmeye yanına o Resûl’ün.

 

Bir kaç eshâbı ile, bir yerde otururken,

Mübârek yakasına yapışıp çekti birden.

 

Ve (Ey Abdülmuttalip oğulları, acep siz,

Borcunuzu, vaktinde niçin ödemezsiniz?)

 

Diyerek, hakârette bulundu kendisine.

Sükûtu tercîh etti Peygamberimiz yine.

 

Fakat “hazreti Ömer” buna dayanamadı.

Ağır ve sert şekilde kâfiri azarladı.

 

Ve lâkin bunu dahî, o Sevgili Peygamber,

Hiç uygun görmiyerek, buyurdu ki: (Yâ Ömer!

 

Öyle yapacağına, deseydin ki bana sen:

"Borcunu ödemede, az daha davran erken."

 

Onu da, şu şekilde edebilirdin îkâz:

"Alacak ister iken, insanca davran biraz!"

 

 Evet, benim şu kadar borcum var kendisine.

Lâkin henüz üç gün var, o borcun vâdesine.)

 

Yine Fahr-i Kâinât, Mekke'yi fethedince,

Kureyş müşriklerini affetmişti hemence.

 

Halbuki o zâlimler, onlara bir zamanlar,

Yapmışlardı çok ağır işkence ve cefâlar.

 

Bütün bunlara rağmen, ümitlilerdi yine.

Af olunacakları gelirdi kalplerine.

 

Zîrâ karşılarında vardı ki kerîm bir zât,

Vücûdu, âlemlere rahmetti Onun bizzât.

 

O Server, karşısında bekleşen insanlara,

Merhamet nazarıyla biraz baktı ve sonra,

 

Buyurdu ki: (Ey Kureyş cemâati, şimdi siz,

Hakkınızda ne karar vereceğim dersiniz?)

 

Dediler ki: (İyilik bekleriz senden elbet.

Zîrâ sen çok kerîmsin, bugün sen bizi affet.)

 

O zaman buyurdu ki onlara Fahr-i cihân:

(Hakkınızda, karârım şudur ki benim şu an,

 

Aslâ kusûrlarınız vurulmaz yüzünüze.

Ve benim tarafımdan kınamak olmaz size.

 

Sizin günâhınızı affetsin cenâb-ı Hak.

Haydi, şimdi gidiniz hür ve serbest olarak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan