ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - FAZÎLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

İSTE VEREYİM

 

Peygamber Efendimiz”, hüzünlüydü sürekli.

Olurdu ekseriyâ mahzûn ve düşünceli.

 

Ümmetinin derdini, dert etmişti kendine.

Ortaktı ümmetinin sevinç ve kederine.

 

Sık sık buyururdu ki: (Varsa bir derdi olan,

Özellikle, derdini bana duyuramıyan,

 

Varsa, bildiriniz ki onları halledeyim.

Önemli vazîfemdir bu işler çünkü benim.)

 

Peygamber Efendimiz, çok şefkatliydi yine,

Kimsenin ayıbını, hiç vurmazdı yüzüne.

 

Çok zaman, eshâbının arasında olurdu.

Dâvetlerine gider, birlikte otururdu.

 

Onların güldüğüne, gülüyordu kendi de.

Hayret ettiklerine, şaşardı kendisi de.

 

Sık sık buyururdu ki: (İhtiyâçlı birini,

Görürseniz, hâlledin hemen onun derdini.)

 

Bir hadîs-i şerîfte buyurdu ki nitekim:

Şüphesiz benim size, pek çoktur merhametim.

 

Ve bana Hak teâlâ buyurdu:(Yâ Muhammed!

Bir murâdın var ise, onu, benden talep et.)

 

Dedim ki: (Yâ ilâhî, ben neyi istiyeyim?

İbrâhim'i dost yaptın, Mûsâ'yı ise kelîm.

 

Verdin Süleymân'a da, bir nice servet, sâmân.

Kimseye vermediğin bir mülkü ettin ihsân.)

 

O zaman Hak teâlâ buyurdu: (Ey Habîbim!

Bunlardan üstün olan "Kevser"i sana verdim.

 

"Arş"ın üzerinde ve "Cennet" kapılarında,

Yazdım senin ismini, benimkinin yanında.

 

Ayrıca, yeryüzünün her tarafını yine,

Temiz ve mescit kıldım, sana ve ümmetine.

 

Senin, gelmiş gelecek, sildim her kusûrunu.

Senden başka kimseye, yapmadım aslâ bunu.)

 

Ve yine buyurdu ki Peygamber Efendimiz:

(Ben, Allah'ın kulu ve Resûlüyüm şüphesiz. 

 

Cümle Peygamberlerin en sonuncusu benim.

Îsâ'nın müjdelemiş olduğu Peygamberim.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Ben, henüz küçük idim.

Emzirilmek üzere, bir köye gönderildim.

 

Bir gün süt kardeşimle, koyun otlatır iken,

Beyaz giymiş üç kişi, yanıma indi gökten.

 

Beni, hemen sırt üstü yatırdılar o yere.

Ve kalbimi çıkarıp, ettiler iki pâre.

 

İçinden "Siyah" bir şey çıkardılar, attılar.

Kar gibi bir şey ile kalbimi yıkadılar.

 

Bir tânesi, göğsümü mühürleyince hemen.

Îmân” ve “Hikmet” ile doldu kalbim tamâmen.

 

Biri dahî, göğsümü meshedince eliyle,

Yardıkları o yerden, kalmadı bir iz bile.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan