|
33 - FAZÎLET ve
ÜSTÜNLÜKLERİ
MERHAMET
DERYÂSIYDI
“Peygamber Efendimiz”,
henüz daha doğmadan,
Şiddetli “Kıtlık”
vardı Arabistân'da o an.
Vaktâ ki Resûlullah teşrîf
etti dünyâya,
Kavuştu Arabistân bir
bolluğa ve suya.
Ve yine Resûlullah,
Mekke'den Medîne'ye,
Hicretinde, bir “kıtlık”
gelmişti ki Mekke'ye,
Hiç bir şey bulamadı yemeğe
Mekke'liler.
Hattâ çâresizlikten “kedi
köpek” yediler.
Medîne'ye gönderip derhâl “Ebû
Süfyân”ı,
Yalvardılar Resûl'ün duâ
buyurmasını.
O merhamet deryâsı, vaktâ
ki etti duâ,
O kıtlık sona erip, halk
kavuştu bolluğa.
Halbuki o kâfirler,
düşmandı kendisine.
Ama merhametinden, duâ etti
O yine.
O Resûl’ün hayâtı rahmet
olduğu gibi,
Vefâtından sonra da
rahmettir yine tabii.
Buyurdu ki: (Hayâtım
rahmetse nasıl size,
Benim memâtım dahî,
rahmettir hepinize.
Zîrâ dünyâda iken, her
bir müşkilinizi,
Çözer ve gideririm her
türlü şüphenizi.
Vefâtımdan sonra da,
haftada iki defâ,
Bana, amelleriniz arz
edilir orada.
İyi işlerinizi görünce
sevinirim.
Günâhınız için de,
Rabbimden af dilerim.)
Yine Fahr-i âlemin diğer
Peygamberlerden,
Bir çok fazîletleri vardır
ki şu yönlerden,
Her Peygamberin dîni,
vefâtlarından sonra,
Doğru ulaşamadı sonraki
insanlara.
Yâni kısa bir zaman içinde
bozuldular.
Bir müddet sonra ise,
tamâmen "yok" oldular.
Resûl’ün getirdiği bu "İslâm
dîni" ise,
Bozulmadan, taptâze geldi
tâ günümüze.
Yine bizden sonra da, tâ
kıyâmete kadar,
Bozulmadan, sapsağlam devâm
eder bu karar.
Yine Resûlullah'ın, diğer
Peygamberlerden,
Fazîletli olduğu belli ki
şu yönlerden,
Her Peygamber, istedi
rızâsını Rabbinin.
Allah da, rızâsını istedi
Habîbinin.
Her Nebî, yemîn etti
Allah'ın ismi ile.
Allah da yemîn etti,
Habîbinin ismine.
Yine Mûsâ Peygamber,
tabîaten, doğuştan,
Gadaplı, sert mîzâçlı bir
kişi olduğundan,
Hak teâlâ, “hazreti Mûsâ”
ile “Hârun”a,
Buyurdu ki: (Yumuşak
söyleyin Fir'avun'a!)
Resûlullah'ı ise, farklı
olarak bundan,
Son derece “Yumuşak”
yaratmış olduğundan,
İslâmı teblîğinde Sevgili
Habîbine,
Buyurdu ki: (Sert söyle
Kureyş kâfirlerine!)
|