|
33 - FAZÎLET ve
ÜSTÜNLÜKLERİ
EN ÇOK SEVAP
O'NADIR
“Peygamber-i zîşân”ı,
her yönden Hak teâlâ,
Diğer Peygamberlerden kıldı
üstün ve âlâ.
Onun “Ümmeti” dahî,
öteki ümmetlerden,
Daha fazîletli ve üstündür
her cihetten.
Cennetliklerin dahî üçte
ikisi, yârın,
Ümmetinden olacak Server-i
kâinâtın.
Yine Resûlullah'a verilen
sevap, ecir,
Diğer Peygamberlerden kat
be kat ziyâdedir.
Sebebine gelince, meselâ
bir müslümân,
Bir ibâdet, yâhut da hayır
yapsa ne zaman,
O işinden ne kadar alırsa
sevap, ecir,
“İki misli” sevap
da, “Üstâdı”na verilir.
Çünkü bu hayırlara, o
üstâdıdır sebep.
Onun öğretmesiyle yapmıştır
bunları hep.
Yine bu hocasının, hocası
dahî vardır.
O da bu hayırlardan, “dört
misli” sevap alır.
Onun da bir üstâdı vardır
ki yetiştiren,
Ona da, “sekiz misli”
verilir bu ecirden.
Bu sevap verilmesi, devâm
eder artarak.
Yukarlara çıktıkça, çoğalır
katlanarak.
“Peygamber-i zîşân”a
ulaşıncaya kadar,
Öyle fazlalaşır ki bu ecir
ve sevaplar,
Bunların sayıları, gelmez
ölçü hesâba.
Başkası kavuşamaz bu kadar
çok sevâba.
Çünkü bütün ümmetin, âlim
ve evliyânın,
Mezhep imâmlarıyla,
sahâbe-i kirâmın,
Hepsinin üstâdıdır o “Server-i
kâinât”.
Onadır her bir ecir, her
duâ ve salevât.
Yine her Peygamberin, Ona
inananları,
Kendi isimleriyle çağırırdı
Onları.
Resûlullah'ı ise, ismi ile
çağırmak,
Harâmdır, hem yanında
yüksek sesle konuşmak.
Yine Cibrîl-i emîn, başka
Peygamberlere,
Gelmiş idi sâdece “On”
ilâ “Dörtyüz” kere.
Resûlullaha ise, yirmiüç
senede tam,
“Yüzyirmidörtbin”
defâ gelmiş idi berdevâm.
Diğer Peygamberlere, hem
hazret-i Cebrâil,
Hep “İnsan”
sûretinde göründü, oldu nâzil.
Resûlullah'a ise altıyüz
kanadıyle,
İki defâ göründü asıl “Melek”
hâliyle.
Diğer Peygamberlere hiç
böyle gelmemiştir.
Onlar, melek hâliyle Onu
hiç görmemiştir.
Başka Peygamberlerin
zevceleri hem yine,
Zararlı olmuşlardır çoğu
kendilerine.
Halbuki o Server’in mübârek
zevceleri,
Hep ferahlandırdılar
Sevgili Peygamberi.
Hem dünyâ, hem âhiret
işlerini yapmakta,
Ona hizmet ettiler, "islâmı
yaymak"ta da.
|