ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - FAZÎLET ve ÜSTÜNLÜKLERİ

CEHENNEMDEKİ MÜ'MİNLER -2

 

Mâlik tâlîmât verir görevli bir meleğe:

(Cehennem perdesini Cibrîl'e kaldır!) diye.

 

Perde aralanınca, azâb çeken mü'minler,

Cebrâil”i görerek, pek fazla sevinirler.

 

Ve derler ki: (Ey Mâlik, kim ki bu sâhib-kemâl,

Zîrâ biz, hiç görmedik böyle güzel bir cemâl.)

 

Der ki: (Bu Cibrîl'dir ki, sâhibtir çok haslete.

Vahiy getirir idi hazret-i Muhammed'e.)

 

Onlar, Resûlullah'ın ismini duyar duymaz,

Hep birden bağırarak ederler şöyle niyâz:

 

(Ey Cebrâil, Resûl’e bir selâm ilet bizden.

Ve âcil haber götür Ona şu hâlimizden.)

 

Cibrîl, üzüntü ile oradan ayrılarak,

Huzûr-u ilâhîye varır mahzûn olarak.

 

Hak teâlâ, Cibrîl'e sorar ki şu suâli:

(Ümmet-i Muhammed'in nasıldır şimdi hali?)

 

O der ki: (Çok fenâdır, hepsi ateş içinde.

Yanmış her tarafları Cehennem ateşinde.)

 

Hak teâlâ buyurur: (Yâ Cebrâil, sen hemen,

Haber ver Habîbime onların hallerinden.)

 

Cibrîl, Resûlullah'ın huzûruna giderek,

Ümmetinin hâlini nakleder üzülerek.

 

O zaman Resûlullah, varır Arş-ı âlâya.

Ve secdeye kapanır Allahü teâlâya.

 

Rabbimiz buyurur ki: (Secdeden kalk ve iste!

Derhâl kabûl olunur, dileğin her ne ise.)

 

Arz eder ki: (Yâ rabbî, ümmetin âsîleri,

Ateşte yanıyorlar, pek fenâdır halleri.

 

Tek dileğim şudur ki kerem ve ihsânından,

Âzâd eyle onları Cehennem azâbından.)

 

Hak teâlâ buyurur: (Ey şefkati bol Resûl!

Ne ki benden istedin, indimde oldu makbûl.

 

Onlardan kim diyorsa, Lâ ilâhe illallah,

Çıkar hemen ateşten, bulsunlar Nâr’dan felâh.)

 

Oradan ayrılarak Resûl aleyhisselâm,

Cehenneme gelir ve “Mâlik”e verir selâm.

 

Mâlik, tâzim ederek kalkar hemen ayağa.

Gösterir Cehennemi Resûl-i Müctebâya.

 

Peygamber-i zîşânı görünce ehl-i îmân,

Hep birden Ona karşı ederler âh-u figân.

 

Derler: (Yâ Resûlallah, pek fenâdır hâlimiz.

Cehennem ateşinde yandı her yerlerimiz.)

 

O Server çok üzülüp, hemen bunun peşinden,

Kurtarır cümlesini Cehennem ateşinden.

 

Kâfirler görür görmez, onları böyle mesrûr,

Hayıflanır, üzülür, olurlar hep bî-huzûr.

 

Derler ki: (Keşke biz de, olsaydık ehl-i îmân,

Biz dahî onlar gibi kurtulsaydık buradan.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan