|
33 - FAZÎLET ve
ÜSTÜNLÜKLERİ
SEÂDETE
KAVUŞMAK İÇİN
“İmâm-ı Rabbânî” ki,
büyük velî ve âlim.
Buyurdu ki: Seâdet
istiyorsa eğer kim,
“Muhammed Mustafâ”ya
uymalıdır o elbet.
Böylece ele geçer zîrâ
sonsuz seâdet.
Cennet nîmetlerine
kavuşabilmek için,
Ona tâbi olması lâzımdır
her kişinin.
Allahü teâlânın sevgisine
kavuşmak,
Allah'ın Habîbine uymakla
olur ancak.
Ona uymayanların yaptığı
ibâdetler,
Hak teâlâ indinde bulamaz
kıymet, değer.
Velîler, Onun sonsuz
deryâsından bir yudum,
İçip, murâtlarına
kavuştular bil-umûm.
Velhâsıl mevcûd olan ne
varsa kâinâtta,
Hep Onun şerefine
yaratılmıştır hattâ.
Âlemde mevcûd olan her
varlık, canlı cansız,
O Resûl’ün rûhundan feyz
aldı istisnâsız.
Allah'ın varlığını, O beyân
eylemiştir.
Yüce Rab, Onu râzı etmeyi
istemiştir.
Ona ve eshâbına, binlerce
selâm olsun.
Gönüllerimiz Onun
muhabbetiyle dolsun.
Ey sonsuz seâdete kavuşmak
istiyenler!
Ona tâbi olmaya çalışın,
size yeter.
Bu devlete ermeye, ne varsa
mâni olan,
Bütün var gücünüzle
kaçınınız onlardan.
O yüce Peygambere, kim ki
uymaz her işte,
Her bir sözü “Zehir”dir,
hakîkat budur işte.
Onu dinliyenleri, sürükler
felâkete.
Kimseyi düşürmesin Allah
böyle âfete.
Lâkin görürsünüz ki, eğer
bir âlim kişi,
O Resûl’e uyarak yapıyor
her bir işi.
Dikkat ve titizlikle Ona
tâbi oluyor.
Hem diğerleri gibi, hiç
gösteriş yapmıyor.
İşte, “Hakîkî âlim”
ve “Velî” böyle olur.
Onlara tâbi olan, bulur
râhat ve huzûr.
Dünyâ ve âhirette
felâketten kurtulmak,
Böyle "Din adamı"na
uymakla olur ancak.
Çünkü O, “Allah için”,
ihlâsla yazar, söyler.
Kalpten dediği için,
kalplere te'sîr eder.
Her kim böyle bir zâtı
tanır ve sever ise,
Çok büyük bir nîmete
kavuşmuştur o kimse.
Kendi küçük aklını, bir
kenara koymalı.
Sevgi ve muhabbetle Ona
tâbi olmalı.
Böyle bir "Evliyâ"ya
kavuşulmazsa eğer,
Onların kitâbını okumak
îcâb eder.
Dünyâ kazancı için konuşan
ve yazandan,
Arslandan kaçar gibi
kaçmalıdır her zaman.
Çünkü arslan, insanın alır
yalnız canını.
Bunlar ise alırlar dînini,
îmânını.
|