ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - VEFÂTI

DUDAKLARI KIMILDIYORDU

 

Peygamber Efendimiz, vaktâ ki etti vefât,

Sahâbe, buna önce inanmadılar fakat.

 

Çünkü Resûlullahın ayrılık acısından,

Çoğu sahâbîlerin aklı gitti başından.

 

Lâkin böyle hallerde, “hazreti Ebû Bekir”,

Telâşa kapılmayıp, bulurdu çâre, tedbîr.

 

Bir hutbe îrâd etti eshâba çıkıp o gün.

Eshâb, ancak inandı vefâtına Resûl’ün.

 

Lâkin hüzün ve keder, eshâbın yüreğine,

Zehirli hançer” gibi saplanmış idi yine.

 

Herkesin gözü ağlar, göz yaşları çağlardı.

Ve ayrılık ateşi, ciğerleri dağlardı.

 

O gün hemen toplanıp, cümle eshâb-ı kirâm,

Onu “Halîfe” seçip, emrine girdiler tam.

 

Velhâsıl hicrî onbir senesinin içinde,

Ve Rebî-ül-evvelin hem de onikisinde,

 

Bir Pazartesi günü, öğleden önceydi hem,

Vefât edip, Rabbine kavuştu Fahr-i âlem.

 

“Alî bin Ebî Tâlip” Resûl’ü gasl eyledi.

“Fadl ibni Abbâs” dahî Ona yardım ederdi.

 

Yıkama esnâsında, mübârek vücûdundan,

Öyle bir “Misk kokusu” yayıldı ki o zaman,

 

Sahâbe-i kirâmdan hiç kimse, o güne dek,

Öyle güzel bir koku, koklamamışlardı pek.

 

Resûl-i müctebâyı sonra kefenlediler.

Bir sedir üzerinde, mescide getirdiler.

 

Haber verdiği gibi, daha önce Resûl’ün,

Cümle eshâb, mescitten dışarı çıktı o gün.

 

Melekler, bölük bölük gelip namâz kıldılar.

Daha sonra gâibden, şu nidâyı duydular:

 

Diyordu: (Ey mü’minler, Sevgili Peygamberin,

Cenâze namâzını siz dahî edâ edin!)

 

Bu nidâyı duyunca bilcümle sahâbîler,

Namâz kılmak üzere, içeriye girdiler.

 

İçerde, gurup gurup ve imâmsız olarak,

Resûl’ün namâzını edâ etti cümle halk.

 

Cenâze namâzının kılınması bitince,

Sıra, defin işine gelmişti binnetîce.

 

(Nereye defnedelim?) diye düşünür iken,

Hazreti Ebû Bekir bunu da çözdü hemen.

 

Dedi: (Resûlullahtan duymuştum ki bir sefer,

Vefât ettiği yere defnolur Peygamberler.)

 

Resûlullah, böylece “hazreti Âişe”nin,

Mübârek odasına defnoldu geceleyin.

 

Kabirden en son çıkan, “Kusem bin Abbâs” idi.

O, gördüğü bir şeyi çıkınca haber verdi.

 

Dedi: (Nûrlu yüzünü, ben gördüm son olarak.

Dudakları oynardı, eğilip verdim kulak.

 

Yâ ilâhî Ümmetim! yâ ilâhî ümmetim!

Diye yalvarıyordu, buna bizzât şâhidim.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan