ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - VEFÂTI

EHL-İ BEYT AĞLIYOR

 

Peygamber efendimiz, son nefesinde bile,

Ümmetini düşündü büyük merhametiyle.

 

O zaman Hak teâlâ buyurdu: (Ey Habîbim!

Ümmetine şefkati, kalbine getiren kim?)

 

Buyurdu ki: (Sen verdin elbette  bu şefkati.

İsterim, görmesinler âhiret meşakkati.)

 

Buyurdu: (Bana bırak onları ey Habîbim!

Senden, bin kat fazladır onlara muhabbetim.)

 

Peygamber Efendimiz, müsterîh oldu o an.

Ümmeti husûsunda kurtuldu bu tasadan.

 

Melek-ül mevte bakıp buyurdu ki nihâyet:

(Yakın gel ey Azrâil, vazîfeni icrâ et.)

 

Okuyup daha sonra kelime-i tevhîdi,

Peşinden, (Ey Allahım, refîk-i âlâ!) dedi.

 

Melet-ül mevt, Resûl’ün izni, müsâdesiyle,

Mübârek ruhlarını başladı kabzetmeye.

 

Resûl’ün benzi bâzen kırmızı oluyordu.

Bir müddet öyle kalıp, sonra sararıyordu.

 

Buyurdu: (Ümmetimin ruhlarını da acep,

Böyle çok şiddetli ve zorla mı alırsın hep?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, sayısız canlar aldım.

Hiç kimsenin rûhunu, böyle kolay almadım.)

 

Buyurdu: (Ümmetime yapacağın şiddeti,

Bana yap ki, onların azdır mukâvemeti.)

 

“Kelime-i tevhîd”i okuyup sonra yine,

Yükseldi temiz rûhu, “Âlâ-yı illiyyîn”e.

 

Cibrîl aleyhisselâm, Sevgili Peygambere,

Vedâ edip giderken şöyle dedi son kere:

 

(Esselâmü aleyküm ey Allahın Habîbi!

Sendin benim dünyâda tek maksadım tabii.

 

Sen, mâdem ki dünyâdan gidiyorsun Allaha,

Ben dahî yeryüzüne gelmem artık bir daha.)

 

Vaktâ ki âhirete göç eyledi o Server,

Ağlamaya başladı ehl-i beyt ve zevceler.

 

O esnâda, bir nidâ işitildi gâibten:

Ehl-i beyti Resûl'e bir selâm verdi hemen.

 

Ve dedi: (Biliniz ki, her canlı ölecektir.

Sabredin, bunun ecri size verilecektir.)

 

Sonra tesellî edip, dedi ki: (Ey ehl-i beyt!

Bir musîbet gelince sabretmek lâzım elbet.

 

Allahü teâlânın fadlına güveniniz.

Bu belâ karşısında feryât eylemeyiniz.

 

Zîrâ sabredilmezse bir belâ geldiğinde,

Ecrine kavuşulmaz, yârın mahşer yerinde.

 

Asıl şu kimsedir ki, musîbete uğrayan,

Belâya sabretmeyip, mahrûm kalır sevaptan.)

 

Ehl-i beyt, gâyet açık işittiler bu sesi.

Ve onun selâmına cevap verdi cümlesi.

 

Hazreti Hızır” idi onlara nidâ eden.

Böylece Resûlullah ayrıldı bu âlemden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan