ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - VEFÂTI

MELEKLER DE AĞLIYOR

 

Resûlullah, alırken en son nefeslerini,

Ve verirken eshâba son nasîhatlerini,

 

Fâtıma hazretleri, kenarda ağlıyordu.

Gözlerinden sel gibi yaşlar akıtıyordu.

 

O Server, çok üzülüp Onun ağladığına,

Çağırdı kendisini ve oturttu yanına.

 

Buyurdu ki: (Ey kızım, ağlama, beni dinle.

Gökte, melekler bile ağlıyorlar seninle.)

 

Fâtıma hazretleri dinledi babasını.

Ağlamayı bırakıp, sildi gözü yaşını.

 

Sonra buyurdular ki. (Bunlar son üzüntüler.

Bundan sonra babana, olmaz başka bir keder.

 

Zîrâ kurtulmaktadır bu mihnet diyârından.)

Ve hazreti Alî’ye buyurdu ki o zaman:

 

(Yâ Alî, zimmetimde bil ki filân kimsenin,

Şu kadar malı vardır, sen onu ödiyesin. 

 

Kevser havzı başında, benimle ilk olarak,

Görüşecek kişi de, sen olursun muhakkak.

 

Sana, çok sıkıntılar gelecek benden sonra.

Lâkin sabretmelisin sen o sıkıntılara.

 

İnsanlar, bu dünyâya meylettiğinde yârın.

Âhireti tercîh et, sen aksine onların.)

 

“Üsâme” hazretleri giriverdi o vakit.

Ona buyurdular ki: (Haydi sen savaşa git.)

 

Vefât etme zamanı yaklaşmıştı iyice.

En son nefeslerini veriyordu böylece.

 

O gün, Resûlullaha geldi Cibrîl-i emîn.

Dedi: (Selâm ediyor sana Rabbil âlemîn.

 

Buyurur ki: “Habîbim istiyor ise şu an,

Derhâl şifâ vereyim, kurtulsun hastalıktan.

 

Dilerse, ileteyim âhiret âlemine.

Muntazırdır melekler, şimdi Onun emrine”.)

 

Buyurdu: (Ey Cebrâil, kendisine bıraktım.

O nasıl diler ise, odur benim murâdım.)

 

Sonra, işâret ile emredip hâzirûna,

“Hazreti Fâtıma”yı çağırdı huzûruna.

 

Sînesine çekerek, bir şeyler dedi önce.

Ağlamaya” başladı o bunu öğrenince.

 

Az sonra, bir şey daha söyleyince o Server,

Ağlamayı bırakıp, “gülüverdi” bu sefer.

 

Âişe vâlidemiz, görüp Onun hâlini,

Merak edip, hemence sordu şu suâlini:

 

(Yâ Fâtıma, şaşırdım, taaccüp eyledim pek.

Olur mu bir arada hem ağlamak, hem gülmek?)

 

Dedi ki: (Önce babam, vefât edeceğini,

Söyleyince, üzülüp ağlama tuttu beni.

 

Sonra da buyurdu ki, “Ağlama yâ Fâtıma!

Ehl-i beytten ilk önce, sen gelirsin yanıma.”

 

Bu müjdeli haberi duyunca kendisinden,

Ağlamayı bırakıp, gülüverdim sevinçten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan