ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - VEFÂTI

AĞLAMA YÂ EBÂ BEKR!

 

Ümmü Bişr”, o Server'i ettiğinde ziyâret,

Gördü, Resûlullahın ateşi yüksek gâyet.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, fedâdır sana canım.

Böyle yüksek ateşe, ben aslâ rastlamadım.)

 

Buyurdu: (Ey Ümmü Bişr, çok olması ateşin,

Çok olması içindir, bana sevap ve ecrin.

 

Bir yıl önce, Hayber’de yemiştim zehirli et.

Ondan geldi husûle bendeki bu harâret.

 

O zehrin acısını, ben her zaman duyardım.

Sanki koparılıyor şimdi aort damarım.)

 

Resûl'ün hastalığı, şiddetleniyordu hep.

Çok üzülüyorlardı mü’minler bundan sebep.

 

Acele toplanarak, “Aliyyül Mürtezâ”yı,

Sormaya gönderdiler Resûl-i müctebâyı.

 

O Server, işâretle ona şöyle sordular:

(Yâ Alî, benim için eshâbım ne diyorlar?)

 

Dedi ki: (Resûlullah giderse aramızdan,

Diye üzülüyorlar, râhatları yok şu an.)

 

Hakîkaten Resûl'ün ateşi, günden güne,

Artınca, bir üzüntü çökmüştü üstlerine.

 

Şaşkın bir vaziyette mescide geldi hepsi.

Haber aldı bunu da Allahın Sevgilisi.

 

Zorlukla teşrîf edip şerefli mescidine,

Şöyle hitâb eyledi sahâbe-i güzîne:

 

(Ey eshâbım, duydum ki bu günlerde hepiniz,

"Ölümüm"ü düşünüp, kederlenirmişsiniz.

 

Kavmiyle sonsuz kalan var mı ki bir Peygamber,

Ben de sonsuz kalayım sizin ile berâber.

 

Yalnız Hak teâlâdır, âlemde bâkî olan.

Her fânî, elbette ki ölecektir bir zaman.

 

Ben de, her fânî gibi öleceğim elbette.

Sonsuz kavuşacağım Rabbime âhirette.

 

Ey Ensâr, şunu size edeyim ki vasiyyet,

Sizler Muhâcirîne edin tâzim ve hürmet.)

 

Sonra da seslendi ki Muhâcir olanlara:

(İyilik, ihsân edin sizler dahî Ensâr’a.

 

Onlar, size vaktiyle çok iyilik yaptılar.

Kendi hânelerinde sizi barındırdılar.

 

Her kim hâkim olursa, içinizden Ensâr’a,

Kusûrunu affedip, ihsân etsin onlara.)

 

Sonra da buyurdu ki: (Bir kulu, cenâbı Hak,

Dünyâda kalmak ile, kendisine kavuşmak,

 

Arasında, tercîhi bıraktı kendisine.

"Rabbine kavuşma"yı istedi o kul yine.)

 

Hazreti Ebû Bekir, Resûl’ün bu sözünden,

Vefât edeceğini yakînen sezdi hemen.

 

(Yâ Resûlallah, sana canımız olsun fedâ!)

Deyip, üzüntüsünden başladı ağlamaya.

 

O Server de üzülüp, dedi: (Yâ Ebâ Bekir!

Ağlama, zîrâ buna sabretmek lâzım gelir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan