ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - VEFÂTI

RESÛLULLAH HASTALANDI

 

Olmuştu ki hicretin onbirinci senesi,

Ve Safer yirmialtı, günlerden Cumartesi.

 

Buyurdu Resûlullah, cümle sahâbîlere:

(Bir ordu hazırlansın, çıkmak için sefere.)

 

Hazreti Üsâme”yi çağırıp huzûruna,

Kumandân tâyin etti,  sahâbe ordusuna.

 

Buyurdu: (Ey Üsâme, çık Allahın ismiyle.

Yürü islâm dînini yüceltmek gâyesiyle.

 

Şam’a ve Filistin’e, oradan Darum’a git.

Baban, o topraklarda olmuştu zîrâ şehîd.

 

Allahın izni ile git de o topraklara.

Çiğnet o zâlimleri develere, atlara.

 

Sonra Übnâlılara çıkıp gidin oradan.

Saldırın şimşek gibi, haberleri olmadan.

 

Varacağın yerlere öyle hızlı ve serî,

Git ki, geleceğinden olmasın haberleri.)

 

Sonra kendi eliyle sancağı bağladı ve,

Hazreti Üsâme’ye verip çıktı minbere.

 

Buyurdu: (Üsâme’nin babası olan Zeydi,

Hepiniz bilirsiniz, çok iyi bir kimseydi.

 

Nasıl kumandanlığa, o çok lâyık idiyse,

Yine benim katımda, o nasıl sevgiliyse,

 

Oğlu “Üsâme” dahî emîrliğe lâyıktır.

Onun dahî katımda, büyük değeri vardır.)

 

Üsâme, ordusuyla vardı “Cürf” menziline.

Eshâbın büyükleri tâbiydi kendisine.

 

Hazreti “Ebû Bekir”, hazreti “Ömer”, “Osmân”,

Hazreti Üsâme’nin emrindeydi o zaman.

 

Üsâme hazretleri çıkmak için sefere,

Geldi Resûlullaha vedâ etmek üzere.

 

Vedâlaşıp, ordunun başına geçti hemen.

Gazâya çıkmak için harekete geçerken,

 

Annesi tarafından, kendisine bir haber,

Geldi ki: (Şu sırada, hastalandı Peygamber.)

 

Safer yirmisekizi takvimler gösterirken,

"Sıtma"ya yakalandı Resûlullah âniden.

 

Bu haberi alınca Üsâme hazretleri,

Ziyâret etti tekrâr, evinde o Server'i.

 

Abdullah ibni Mes’ûd anlatır ki: O günde,

Bâzımız toplanmıştık o Server'in önünde.

 

Bize bakıp, o kadar ağladı ki hüznünden,

Akardı gözyaşları, hep mübârek yüzünden.

 

Sonra buyurdular ki: (Merhabâ ey eshâbım!

Sizi, her sıkıntıdan hıfz eylesin Allahım.

 

Rızkınıza bereket ve hayır versin size.

Hepimiz bir gün elbet döneriz Rabbimize.)

 

Dedik: (Yâ Resûlallah, ne için hazretiniz,

Eceliniz yaklaşmış gibi söz edersiniz?)

 

Buyurdu: (Vedâ vakti yaklaştı bu dünyâya.

Artık yakın olurum Allahü teâlâya.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan