|
31 -
VEFÂTI
SİZ
ARADAN ÇEKİLİN
Resûlullah, eshâba buyurdu:
(Kimin benden,
Bir hakkı varsa eğer,
gelsin ve alsın hemen.)
Kimse kalkmadıysa da ayağa
önceleri,
Daha sonra kalktı ve huzûra
vardı biri.
“Hazreti Ukâşe”ydi
eshâbdan bu mücâhid.
Hem pîr-i fânî olup, çok
yaşlıydı o vakit.
Dedi: (Yâ Resûlallah, anam
babam ve canım,
Sana fedâ olsunlar, benim
var sizde hakkım.
Zîrâ geri dönerken biz
Tebük gazâsından,
Senin ile, yan yana gelmiş
idim bir zaman.
Ben devemden inerek,
yanınıza sokuldum.
Mübârek vücûdundan, öpmeği
istiyordum.
O zaman kamçı ile, vurdunuz
bana birden.
Niçin vurduğunuzu anlamadım
ama ben.)
Buyurdu: (Hak teâlâ,
seni, Peygamberinin,
Kasıtlı vurmasından
muhâfaza eylesin.)
Daha sonra Bilâl-i
Habeşî’ye hitâben,
Buyurdu: (Fâtıma’nın
hânesine git hemen.
Ukâşeye vurduğum kamçı,
o hânededir.
Fâtıma’dan isteyip, onu
al, bana getir.)
Çıktı hazreti Bilâl
Resûl'ün mescidinden.
Hazreti Fâtıma’nın evine
vardı hemen.
Giderken, hayret ile
düşünürdü ki ancak:
“Resûlullah kendine kısas
mı yaptıracak?
Değilse, ne sebepten istedi
bu kamçıyı?”
Böyle düşünerekten gelip
vurdu kapıyı.
O, kapıya çıkınca, dedi ki:
(Peygamberin,
Mübârek kamçısını
getirip bana verin.)
Fâtıma hazretleri, sordu ki
ona ancak:
(Yâ Bilâl, babam onu acabâ
ne yapacak?)
Hazreti Fâtıma’ya şöyle
dedi Bilâl de:
(Kısas yaptıracaktır
kendisine herhâlde.)
Hazreti Fâtıma da, Bilâl-i
Habeşîye,
Dedi: (Kim râzı olur
söylediğin bu işe?
Yâ Bilâl, söyle bana, kim
vardır ki eshâbtan,
Hakkını, kısas ile alsın
Resûlullahtan?
Mâdem ki O istedi, vereyim
onu sana.
Fakat haber ilet ki
Hüseyin’le Hasan’a,
Her kim Resûlullahtan
alacaksa hakkını,
O iki torununa yapsın bu
kısâsını.)
Kamçıyı Fâtıma’dan aldı
hazret-i Bilâl.
Peygamberi zîşânın yanına
geldi derhâl.
Teslim etti kamçıyı Allahın
Habîbine.
O dahî verdi onu, Ukâşe’nin
eline.
“Hazreti Ömer” ile “hazreti
Ebû Bekir”,
Bu durumu görünce, oldular
müteessir.
Dediler: (Yâ Ukâşe, işte
biz yanındayız.
O hakkını bizden al,
dokunma Ona yalnız.)
Peygamber Efendimiz,
buyurdu ki o zaman:
(Yâ Ebâ Bekr, yâ Ömer,
siz çekilin aradan.)
|