|
30 -
VEDÂ HACCI
VEDÂ
TAVÂFI
Hicrî onuncu yıla gelince
en nihâyet,
Bütün Arabistânda yayıldı
islâmiyyet.
Her taraftan insanlar,
gelerek akın akın,
Şemsiyesi altına giriyordu
“İslâm”ın.
Zîrâ hâkim olmuştu her
yerde müslümânlar.
İslâma koşuyordu artık
bütün insanlar.
Peygamber Efendimiz, o sene
Hac yapmaya,
Niyet edip, başladı buna
hazırlanmaya.
Medînede bulunan
müslümânlara dahî,
Hazırlanmalarını emretti
bizâtihî.
Medîne hâricinde olan
mü’minlere de,
Haber salıp, toplandı onlar
da Medînede.
Ve Zilkâde ayının
yirmibeşinci günü,
Allahın Habîbi ve
insanların üstünü,
“Kırkbin” müslümân
ile, çıktılar Medîneden.
Sonra ihrâm giydiler, fazla
ilerlemeden.
“Lebbeyk! Lebbeyk!”
diyerek, yola devâm ettiler.
Tekbîr sedâlarıyla gökleri
inlettiler.
Peygamber Efendimiz, kurbân
etmek üzere,
Yanında götürürdü yüz de
kurbânlık deve.
Yolculuk on gün sürmüş,
Mekkeye varmışlardı.
İltihak edenlerle, bir
hayli artmışlardı.
Medîne çıkışında nitekim
“Kırkbin” iken,
“Yüzyirmidört bin”
oldu, tam Mekkeye girerken.
O Server, Zilhiccenin
sekizinde “Minâ”da,
Ve oldu ertesi gün, “Arafât”
meydanında.
O gün öğleden sonra, o
Sevgili Peygamber,
Kusvâ’nın üzerinden halka
hitâb ettiler.
Ve “Vedâ hutbesi”ni
okuyup daha sonra,
O gün vedâ ettiler, cümle
müslümânlara.
O gün Resûlullaha geldi
yine Cebrâil.
Mâide sûresinden bir âyet
oldu nâzil.
Rabbimiz bu âyette buyurdu
ki meâlen:
(Bugün ikmâl eyledim
dîninizi tamâmen.
Üzerinize olan nîmeti
tamâmladım.
Size, islâmiyyeti
vermekle râzı oldum.)
Okuyunca o Server bunu
müslümânlara,
Hazreti Ebû Bekir, başladı
ağlamaya.
Sahâbeden birisi, dedi:
(Yâ Ebâ Bekir!
Böyle ağlamanıza acabâ
sebep nedir?)
Dedi: (Resûlullahın okuduğu
bu âyet,
Vefât edeceğine etmektedir
işâret.
Zîrâ buyuruyor ki Hak teâlâ
meâlen:
"Bugün ikmâl eyledim
dîninizi tamâmen".
Peygamber-i zîşânın
gelmesinin hikmeti,
Teblîğ etmek içindi bize
islâmiyyeti.
Mâdem ki ikmâl etti,
Rabbimiz onu bugün,
Öyle ise vefâtı yakın oldu
Resûl’ün.)
Ondaki bu idrâk ve bu
keskin anlayışı,
Takdîr edip, onlar da
döktüler çok gözyaşı.
Peygamber Efendimiz,
Mekkede on gün kalıp,
Vedâ tavâfı ile, vedâ
Haccını yapıp,
Birlikte geldikleri
mü’minleri alarak,
Medîneye döndüler, Mekkeden
ayrılarak.
|