|
30 -
VEDÂ HACCI
HAC FARZ
OLDU
Âl-i İmrân sûresi,
doksanyedinci âyet,
Hacc’ın farz olduğunu
bildirdi açık ve net.
Peygamber Efendimiz, bu
emri aldığında,
Eshâb-ı kirâma da teblîğ
etti ânında.
Derhâl üçyüz kişilik bir
Hac kâfilesini,
Gönderdi îfâ için, bu Hac
farîzesini.
Hazreti Ebû Bekr’i, o Hac
kâfilesine,
Hac emîri olarak, tâyin
etti o sene.
Yola çıkmışlardı ki, o gün
geldi Cebrâil.
“Berâe” sûresinden,
ilk âyet oldu nâzil.
Burada, "Muâhede, akit"
mevzûu ile,
Alâkalı hükümler bildirildi
Resûl'e.
Bunu bildirmek için
mü’minlere, o Server,
“Aliyyül Mürtezâ”yı
Mekkeye gönderdiler.
Zîrâ Arabistânda var idi ki
bir âdet,
Bir andlaşma yapılır ve
değişirse şâyet,
Bunu, bizzât yapan ve
değiştiren o insan,
Yâhut bir akrabâsı, ederdi
halka îlân.
“Hazreti Alî” dahî,
çıkıp bu emir ile,
Tam Mekkeye girerken,
yetişti kâfileye.
Hazreti Ebû Bekir, bir
hutbe etti îrâd.
Ve Haccın erkânını anlattı
halka bizzât.
Mü’minler, buna göre Hac
yaptığı bir anda,
O da hutbe okudu,
mü’minlere Mina’da.
Dedi: (Ey müslümânlar,
buraya beni bizzât,
Resûlullah gönderdi,
sözüme edin dikkat.)
Nâzil olan âyeti okuyup
daha sonra,
Şöyle hitâb eyledi toplanan
insanlara:
(Buraya, emir ile gelmiş
bulunuyorum.
Size, şu dört husûsu
bildirmeye me’mûrum.
Birincisi şudur ki, gidince
âhirete,
Mü’minlerden başkası,
giremezler Cennete.
İkincisi, “Müşrik”e,
artık Kâbe yasaktır.
Hiçbir müşrik, Kâ’beye
yaklaşamıyacaktır.
Üçüncüsü, hiçkimse Kâbeye
yaklaşarak,
Tavâf etmiyecektir, aslâ "çıplak"
olarak.
Dördüncüsü, her kimin
Resûlullahla eğer,
Bir andlaşması varsa,
olacaktır mûteber.
Lâkin bu sözleşmenin, biter
bitmez müddeti,
Geçersiz olacaktır o ahd de
elbette ki.
Bu çerçeve dışında kalanlar
için de hem,
“Dört ay” kadar bir
mühlet tanıdı Fahr-i âlem.
O andan îtibâren, aslâ bir
müşrik için,
Yoktur ahd ve himâye, bu,
böylece bilinsin.)
O günden sonra artık,
hiçbir müşrik ve kâfir,
Bu yasak gereğince, Kâbeye
gelmemiştir.
Yine o günden sonra, bu
tâlîmât gereği,
Çıplak tavâf eyliyen,
olmadı hiç Kâbeyi.
Yine bu husûsların
bildirilmesi ile,
Çoğu müşrik, îmâna geldiler
bilvesîle.
Bu Hac farîzasını îfâyı
müteâkip,
Hazreti Sıddîk ile, Alî bin
Ebî Tâlip,
Bilcümle sahâbe-i kirâmı da
aldılar.
Yola çıkıp, birlikte
Medîneye vardılar.
|