ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

29 - TEBÜK SEFERİ

ÜZÜNTÜDEN AĞLADILAR

 

Peygamber Efendimiz, “Tebük”e gidilirken,

Yardım talep etmişti sahâbe-i güzînden.

 

Hattâ maddî durumu zayıf olanlar bile,

İştirâk ediyordu gâyet az mallar ile.

 

Meselâ sahâbeden, fakîr bir kimse vardı.

Bu cihâd sevâbını, o da çok arzulardı.

 

Lâkin yoktu hiç malı getirip de verecek.

O gece, birisine “Su çekti” sabaha dek.

 

Kazandığı bir miktâr “Hurma”yı, sabahleyin,

Getirip, duâsını kazandı o Server'in.

 

Hattâ Peygamberimiz, onun getirdiğine,

Kıymet verip, koydurdu malların en üstüne.

 

Kadınlar” da bu yolda gayret gösteriyordu.

Herkes, kendine düşen ne ise yapıyordu.

 

"Kıtlık" öyle şiddetli idi ki o günlerde,

Hiç para ve mal yoktu, çoğu sahâbîlerde.

 

Lâkin daha kötüsü, bu fakîr sahâbîler,

Sefere iştirâkten, hepten mahrûm idiler.

 

Gelip arz ettiler ki sonunda o Server’e:

(Bir bineğimiz yok ki, katılalım sefere.)

 

Peygamber-i zîşân da, buna üzülüyordu.

(Sizleri bindirecek bineğim yok) diyordu.

 

Yine “Sâlim bin Umeyr” ve başka sahâbîler,

Sevgili Peygamberin huzûruna geldiler.

 

Dediler: (Bineğimiz yoktur hiçbirimizin.

Sefere katılmaktan, mahrûmuz bunun için.)

 

Bu hâli arz ederken onlar Resûlullaha,

Hepsi de, üzüntüden başladı ağlamaya.

 

O an Resûlullaha nâzil oldu bir âyet.

Onları Hak teâlâ, takdîr etti be gâyet.

 

Sonra “hazreti Osmân” bu hâli haber aldı.

Ve onları, malıyla gazâya hazırladı.

 

Velhâsıl sefer için bitmişti her hazırlık.

Mücâhidler, sefere çıkabilirdi artık.

 

Seniyyetül vedâ”da, toplandı ordu o an.

Hemen hemen yok idi, orduya katılmayan.

 

Peygamber Efendimiz, tam çıkarken sefere,

Şöyle bir tavsiyede bulundu gâzilere:

 

(Yanınızda olursa yedek ayakkabınız,

Bu sefer müddetince olmaz pek sıkıntınız.)

 

Münâfıkların başı “Abdullah bin Übey” de,

Şöyle moral bozucu lâf ederdi her yerde:

 

(Onu ve eshâbını, hem ikişer ikişer,

İpler ile bağlanmış görürüm ey kişiler!)

 

O, moral bozmak için söylüyordu bunları.

Kimse dinlemiyordu ve lâkin bu lâfları.

 

Hattâ bu kabil sözler, moral bozacak yerde,

Askerin “Cihâd aşkı” oluyordu ziyâde.

 

Resûlullah, sefere “Seniyyetül vedâ”dan,

Başlarken, sancakları açtırdı tam o zaman.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan