|
29 - TEBÜK SEFERİ
ÜMİT
KALMADI BENDE
Peygamber Efendimiz, “Tebük”e
gidilirken,
Maddî yardım istedi o gün
her sahâbîden.
Ve şöyle buyurdu ki o zaman
cümle halka:
(Herkes, iktidârınca
getirsin bir sadaka.)
Resûlullah, eshâbtan edince
yardım talep,
Sahâbe, bunun için seferber
oldular hep.
Hazreti Ömer der ki: (Bu
husûsta biz hattâ,
Birbirlerimiz ile
yarışırdık âdetâ.
O zamanlar tesâdüf malım da
çoktu benim.
Yarısını getirip, Resûl’e
teslim ettim.
Düşündüm ki: "Ebû Bekr,
hayırlı amellerde,
Hepimizden, her zaman
bulunur hep ilerde.
Her ne kadar bu böyle olsa
dahî ekserî,
Bu sefer belki onu, ben
geçerim ileri."
Zîrâ bütün malımın yarısını
vermiştim.
Artık ben Ebû Bekr’i
geçerim zannetmiştim.
Peygamber Efendimiz sordu
ki o an bana:
(Ne bıraktın yâ Ömer
evde çocuklarına?)
Dedim: (Yâ Resûlallah,
bu kadar da evde var.)
Ben böyle söyleyince, bir
şey buyurmadılar.
Az sonra “Ebû Bekir”,
oraya geldi hemen.
Getirdiği malları teslim
etti tamâmen.
Allahın Peygamberi, ona
sordu bu kere:
(Yâ Ebâ Bekr, ne koydun
peki evdekilere?)
Dedi ki: (Neyim varsa
alıp geldim hepsini,
Koydum eve Allah ve
Resûlün sevgisini.)
Yâni muhabbet varsa, Allah
ve Resûlüne,
Îtibâr edilir mi, dünyâ
mâl-ü mülküne?
O Server buyurdu ki ikimize
bakarak:
(Cevâbınız kadardır
aranızda olan fark.)
Ve yine gâyet iyi anladım
ki o gün ben:
Onu, hiçbir husûsta geçemem
hakîkaten.
Zîrâ belki o zaman onu
geçebilirdim.
O da olamayınca, kalmadı
hiç ümîdim.
Bütün eshâb-ı kirâm, gücü
yettiği kadar,
Mallarını vererek yardıma
çalıştılar.
Velâkin münâfıklar, bunu
çekemezlerdi.
(Sizin bu gayretiniz,
gösteriştir) derlerdi.
Peygamber Efendimiz buyurdu
ki: (Kim bu gün,
Bir sadaka verirse Allah
rızâsı için,
Verdiği o sadaka, yârın
mahşer yerinde,
Şâhitlik yapacaktır o
kimsenin lehinde.)
Eshâba bu şekilde buyurunca
o Server,
Daha fazla yardımda bulundu
sahâbîler.
En fazla yardım eden, “hazreti
Osmân” oldu.
Onun yardımlarıyla donandı
zîrâ ordu.
Hattâ su tulumları delinse
bir ihtimâl,
“Çuvaldız” almayı da
etmedi yine ihmâl.
O gün, üçte birini teçhîz
edip askerin,
Takdîrini kazandı, Sevgili
Peygamberin.
Ve şöyle buyurdu ki
hakkında Resûlullah:
(Bundan sonra Osmân’a,
yazılmaz hiçbir günâh.)
|