ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - HUNEYN GAZÂSI

DUÂSI KABÛL OLDU

 

Peygamber Efendimiz ve şânlı sahâbîler,

O Tâif kalesini muhâsara ettiler.

 

Tâif’liler, ok ile cevap verirdi ancak.

Yoktu cesâretleri çıkıp da savaşacak.

 

Eshâb, mancınık ile taş atılması için,

İznini istediler o gün Efendimizin.

 

O da uygun görünce, bir “Mancınık” yaptılar.

Koca koca taşları kaleye fırlattılar.

 

Lâkin çok muhkem idi bu kale hakîkaten.

Ondördü şehîd oldu bu cenkte sahâbeden.

 

Muhâsara, yirminci gününe erişince,

Peygamber Efendimiz rüyâ gördü bir gece.

 

Bir kap tereyağını, ki hediye gelmişti.

Bir horoz, gagalamış ve yere devirmişti.

 

Şöyle tâbir etti ki bu rüyâyı o Server:

Bu yıl Tâif’in fethi, olmıyacak müyesser.”

 

Sekiz sene önce de, gelip Tâif halkına,

Öğüt verip, onları çağırmıştı îmâna.

 

Lâkin onlar, o gün de îmân etmemişlerdi.

Ve hattâ kendisine, hakâret etmişlerdi.

 

O an bir melek gelip, demişti ki: (İstersen,

Şu dağı, başlarına devireyim şimdi ben.)

 

Buyurmuştu ki: (Hayır, kıyma bu kimselere.

Çünkü rahmet olarak geldim ben âlemlere.

 

Belki bu kimselerin sulbünden bir kimseler,

Gelir ki, Rabbimize hâlis îmân ederler.)

 

İşte Peygamberimiz, onlara bu gün dahî,

Yine duâ buyurup, dedi ki: (Yâ ilâhî!

 

Bu Tâif’e sığınan Sakîf kabîlesine,

Doğru yolu gösterip, onları gönder bize.)

 

Böyle duâ ederek Tâif’den ayrıldılar.

Eshâbiyle “Cirâne” denen yere vardılar.

 

Huneyn”de ele geçen esîrlerle malları,

Burada, eshâbına dağıttı ayrı ayrı.

 

O esnâda bir heyet, Hevâzinden geldiler.

İzin alıp, Resûl’ün huzûruna girdiler.

 

Dediler ki: (Hevâzin kabîlesi, topyekün,

Müslümân olmak ile şereflendiler bu gün.)

 

Peygamber Efendimiz, buna çok sevindiler.

Kendi esîrlerini derhâl âzâd ettiler.

 

Sahâbe-i kirâm da, görerek bunu bizzât,

Onlar da, esîrleri ettiler hemen âzâd.

 

Bir merhameti ile, o şerefli Resûl’ün,

Hürriyete kavuştu “Altıbin” esîr o gün.

 

Bunu, o kabîlenin reîsi işitince,

Duygulanıp, îmâna geldi o da hemence.

 

Peygamber Efendimiz ve şânlı sahâbîler,

Oradan ayrılarak, Medîneye geldiler.

 

O ara Tâiften de, Medîneye bir heyet,

Gelip, Resûlullah’la görüştüler bir müddet.

 

Dediler ki: (Tâif’te mukîm olan insanlar,

Hepsi, islâm dînine girmeği istiyorlar.)

 

Resûl’ün o duâsı, işte kabûl olmuştu.

Onlar da îmân edip, küfürden kurtulmuştu

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan