|
28 - HUNEYN GAZÂSI
DUÂSI
KABÛL OLDU
Peygamber Efendimiz ve
şânlı sahâbîler,
O Tâif kalesini muhâsara
ettiler.
Tâif’liler, ok ile cevap
verirdi ancak.
Yoktu cesâretleri çıkıp da
savaşacak.
Eshâb, mancınık ile taş
atılması için,
İznini istediler o gün
Efendimizin.
O da uygun görünce, bir “Mancınık”
yaptılar.
Koca koca taşları kaleye
fırlattılar.
Lâkin çok muhkem idi bu
kale hakîkaten.
Ondördü şehîd oldu bu
cenkte sahâbeden.
Muhâsara, yirminci gününe
erişince,
Peygamber Efendimiz rüyâ
gördü bir gece.
Bir kap tereyağını, ki
hediye gelmişti.
Bir horoz, gagalamış ve
yere devirmişti.
Şöyle tâbir etti ki bu
rüyâyı o Server:
“Bu yıl Tâif’in fethi,
olmıyacak müyesser.”
Sekiz sene önce de, gelip
Tâif halkına,
Öğüt verip, onları
çağırmıştı îmâna.
Lâkin onlar, o gün de îmân
etmemişlerdi.
Ve hattâ kendisine, hakâret
etmişlerdi.
O an bir melek gelip,
demişti ki: (İstersen,
Şu dağı, başlarına
devireyim şimdi ben.)
Buyurmuştu ki: (Hayır,
kıyma bu kimselere.
Çünkü rahmet olarak
geldim ben âlemlere.
Belki bu kimselerin
sulbünden bir kimseler,
Gelir ki, Rabbimize
hâlis îmân ederler.)
İşte Peygamberimiz, onlara
bu gün dahî,
Yine duâ buyurup, dedi ki:
(Yâ ilâhî!
Bu Tâif’e sığınan Sakîf
kabîlesine,
Doğru yolu gösterip,
onları gönder bize.)
Böyle duâ ederek Tâif’den
ayrıldılar.
Eshâbiyle “Cirâne”
denen yere vardılar.
“Huneyn”de ele geçen
esîrlerle malları,
Burada, eshâbına dağıttı
ayrı ayrı.
O esnâda bir heyet,
Hevâzinden geldiler.
İzin alıp, Resûl’ün
huzûruna girdiler.
Dediler ki: (Hevâzin
kabîlesi, topyekün,
Müslümân olmak ile
şereflendiler bu gün.)
Peygamber Efendimiz, buna
çok sevindiler.
Kendi esîrlerini derhâl
âzâd ettiler.
Sahâbe-i kirâm da, görerek
bunu bizzât,
Onlar da, esîrleri ettiler
hemen âzâd.
Bir merhameti ile, o
şerefli Resûl’ün,
Hürriyete kavuştu “Altıbin”
esîr o gün.
Bunu, o kabîlenin reîsi
işitince,
Duygulanıp, îmâna geldi o
da hemence.
Peygamber Efendimiz ve
şânlı sahâbîler,
Oradan ayrılarak, Medîneye
geldiler.
O ara Tâiften de, Medîneye
bir heyet,
Gelip, Resûlullah’la
görüştüler bir müddet.
Dediler ki: (Tâif’te
mukîm olan insanlar,
Hepsi, islâm dînine
girmeği istiyorlar.)
Resûl’ün o duâsı, işte
kabûl olmuştu.
Onlar da îmân edip,
küfürden kurtulmuştu
|