ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - HUNEYN GAZÂSI

HARP ZAFERLE BİTMİŞTİ

 

Yirmi bin” küffâr ile, “Onikibin” mücâhid,

Şiddetli bir savaşa girişmişti o vakit.

 

Daha önce, Bedir’de, Uhud’da ve Hendek’te,

Yine Hayber ve Mûte, hâsılı her bir cenkte,

 

Büyük kahramânlıklar gösteren bu gâziler,

Arslan” kesilmişlerdi bu gün de hepsi birer.

 

Alî bin Ebî Tâlip”, hem de “Ebû Dücâne”,

Savaşırlardı gâyet serî ve çevîkâne.

 

Yine “Zübeyr bin Avvâm” döne döne savaşıp,

O gün dehşet saçardı, düşmana kılıç çalıp.

 

Sevgili Peygamber de, bu hâli görüyordu.

Zafer için, şöylece duâlar ediyordu:

 

(Yâ ilâhî, biz senden yardım talep ederiz.

Düşmanın zaferini istemezsin şüphesiz.)

 

Allahın Peygamberi, bu duâyı yaptılar.

Sonra yere eğilip, bir avuç “Kum” aldılar.

 

(Yüzleri kara olsun!) buyurup sonra yine,

Savurdu o kumları düşmanın üzerine.

 

Bir mûcize eseri, bir avuç olan kumlar,

O yirmibin düşmanın gözlerine doldular.

 

Yâni Resûlullahın savurduğu kumlardan,

Kurtulan, bir tek kişi olmadı o küffârdan.

 

O ara melekler de, yetişince yardıma,

O Server müjde verdi sahâbe-i kirâma.

 

Buyurdu ki: (Allaha olsun hamd ve senâlar,

Ki, kâfirler bu gün de bozguna uğradılar.)

 

Bundan sonra müşrikler, başladı bozulmaya.

Ve hattâ geri geri, başladılar kaçmaya.

 

Eshâb da peşlerine düşerek bu küffârın,

Kılıç vurup, çoğunu öldürdüler onların.

 

Hattâ harp meydanına getirmiş oldukları,

Kıymetli mallarıyle, kadın ve çocukları,

 

Bırakıp, son sür’atle kaçıyorlardı harpten.

Mü’minlerin eline geçti onlar tamâmen.

 

Kâfirler, “Yetmiş ölü” bırakıp kaçmışlardı.

Geriye, “Altı bin” de esîr bırakmışlardı.

 

Başları “Mâlik bin Avf” ve bir kısım kâfir halk,

“Tâif”te, bir kaleye sığındılar kaçarak.

 

Allahın yardımı ve Resûl’ün himmetiyle,

Bitmişti bu savaş da, eshâbın zaferiyle.

 

Lâkin Peygamberimiz, görmeyip bunu kâfî,

Kuşatmak istiyordu, eshâbiyle Tâif’i.

 

Çünkü kesin netîce almak için, bu sefer,

O kaleyi düşürmek istiyordu o Server.

 

Hâlid ibni Velîd”i, bir bölük ile, önden,

Gönderdi o kaleye, hiç vakit geçirmeden.

 

Kendisi de arkadan, mücâhidlerle yine,

Geldiler tekbîrlerle, o kalenin önüne.

 

Eshâbın geldiğini görünce o müşrikler,

Kapıları kapayıp, savunmaya geçtiler.

 

Zîrâ göğüs göğüse savaşabilmek için,

Yoktu cesâretleri o nâmert müşriklerin.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan