ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

27 - MEKKE'NİN FETHİ

BUGÜN ÖYLE GÜNDÜR Kİ ...

 

Resûl’ün dâvetiyle nihâyet “Ebû Süfyân”,

Şehâdeti getirip oldu hâlis müslümân.

 

Vaktâ ki îmân etti o gün Ebû Süfyân da,

O Server, kendisine bulundu bir ihsânda.

 

Şöyle ki, Resûlullah eshâbının yanında,

Bir tâlîmât verdi ki Ebû Süfyân hakkında:

 

(Her kim Ebû Süfyânın evine girer ise,

Bugün öldürülmekten halâs olur o kimse.)

 

Arz etti Ebû Süfyân hemen Resûlullaha:

(Genişletir misiniz bu ihsânı az daha.)

 

Peygamber Efendimiz, buyurdu ki bu sefer:

(Kim mescid-i Harâma girerse bu gün eğer,

 

Yâhut kendi evinde oturursa eğer ki,

O da, öldürülmekten kurtulur elbette ki.)

 

Hem hazreti Abbâs’a buyurdular ki yine:

(Götür Ebû Süfyânı vâdinin dar yerine.

 

Mücâhidler heybetle yürüdükçe önünden,

İslâmın haşmetini, o da görsün bu günden.)

 

Hazreti Abbâs dahî, bu emriyle Resûl’ün,

Onu, o dar geçitte bir miktâr tuttu o gün.

 

Sonra harp düzenine geçerek mücâhidler,

Sancaklarını açıp, yürüyüşe geçtiler.

 

Hepsi, arslanlar gibi yürürken ileriye,

Sorardı Ebû Süfyân: (Bu kâfile kim?) diye.

 

Hazreti Abbâs dahî, kabîleleri tek tek,

Tanıtırdı hep ona, mâlûmâtlar vererek.

 

Hepsi zırhlı, silâhlı yiğit bahadırlardı.

Yürürlerken, âdetâ yer yerinden oynardı.

 

Nihâyet biraz sonra, parlak bir güneş gibi,

Göründü nûr saçarak, o “Hüdânın Habîbi”.

 

Kusvâ’nın üzerinde, mütevâzı olarak,

Vakarla geliyordu âyetler okuyarak.

 

Yürürdü etrâfında ensâr ve muhâcirîn.

Hep dâvûdî zırhları var idi herbirinin.

 

Görünce Ebû Süfyân işbu bahadırları,

Merak edip, Abbâs’dan suâl etti onları.

 

Hazreti Abbâs dahî, dedi ki ona hemen:

(Allahın Habîbidir ortada teşrîf eden.

 

Etrâfındakilerse, muhâcir ve ensârdır.

Uğrunda can vermeye, hepsi de hazırlardır.)

 

Allahın Peygamberi geçerken o dar yerden,

Ebû süfyâna doğru buyurdular ki hemen:

 

(Bugün öyle gündür ki, Allahü teâlânın,

Yükselteceği gündür şânını Beytullahın.

 

Kâbenin, örtü ile örtüleceği gündür.

Bugün, yalnız şefkat ve bir merhamet günüdür.

 

Bugün öyle gündür ki, işbu günde Rabbimiz,

Bütün Kureyşlileri islâmla eder azîz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan