|
27 - MEKKE'NİN FETHİ
EBÛ
SÜFYÂN’IN ÎMÂNI
Allahın Resûlüyle oniki bin
müslümân,
“Kudeyd” denen
mevkîye ulaştılar o zaman.
Harp düzeni aldırdı o
Server sahâbeye.
Zîrâ çok yakın idi, bu
havâlî Mekke’ye.
Medîne’den çıkalı dört gün
olmuş idi tam.
Mekkenin sınırına
yaklaştılar bir akşam.
Orası, “Merrüzzahrân”
denilen bir yer idi.
Resûl’ün emri ile, orda
mola verildi.
Ve vazîfe verdi ki hazreti
Ömer’e de:
(Her kişi, ayrı ayrı
ateş yaksın bu yerde.)
Bir anda “Oniki bin”
ateş yanınca birden,
Aydınlığa boğuldu Mekke
şehri âniden.
Hiçbir şeyden haberi
olmıyan Kureyşliler,
Ateşleri görünce, bir
telâşa düştüler.
Yanına iki kişi alarak “Ebû
Süfyân”,
Gizli gizli oraya
yaklaştılar o zaman.
Ve islâm ordusuna doğru
ilerledikçe,
Hayret ve dehşetleri
artıyordu gittikçe.
Resûlullah, eshâba buyurdu
ki o zaman:
(Bize doğru geliyor şu
anda Ebû Süfyân.)
Gidip, hazreti Abbâs
rastladı yolda ona.
Ve Resûl-i zîşânın getirdi
huzûruna.
Ebû Süfyân, Abbâs’a merakla
etti suâl:
Dedi: (Anlıyamadım, yâ
Abbâs nedir bu hâl?)
O da cevap verdi ve dedi:
(Yâ Ebâ Süfyân!
Yemîn ediyorum ki,
hâliniz oldu yaman.
Zîrâ Resûl-i ekrem,
geliyor üstünüze.
Vây Kureyş’in hâline,
vây sizin hâlinize!)
Az sonra Ebû Süfyân, hem de
yanındakiler,
Korku ile Resûl’ün huzûruna
geldiler.
Resûlullah, onları çok iyi
karşıladı.
Mekkeliler hakkında
onlardan bilgi aldı.
Geç vakitlere kadar konuşup
en nihâyet,
Onları, tatlı dille islâma
etti dâvet.
“Hâkim bin Hizâm”
ile “Büdeyl”, kabûl ederek,
Hemen îmân ettiler, şehâdet
getirerek.
Lâkin îmân etmedi o zaman
Ebû Süfyân.
Zîrâ tereddütleri vardı
hâlâ o zaman.
Resûlullah o sabah, bakıp
Ebû Süfyâna,
Dedi: (Yâ Ebâ Süfyân,
yazıklar olsun sana.
Allahtan başka ilâh
olmadığını bilmek,
Zamanı, senin için
gelmedi hâlâ demek.)
Ebû Süfyân utanıp, arz
eyledi ki Ona:
(Anam, babam, herşeyim fedâ
olsun yoluna.
Yumuşak huylulukta, şeref
ve meziyyette,
Bir tânesin, akrabâ hakkını
gözetmekte.
Bu kadar işkence ve cefâdan
sonra dahî,
Sen, hâlâ hidâyete
çağırırsın bizleri.
Ne güzel huylusun ve ne
kerem sâhibisin.
İnandım ki Allahın, sen hak
Peygamberisin.
Evet, Allahtan gayri ilâh
yok hakîkaten.
Şu putların, faydası olmadı
bize zâten.)
|