ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - MÛTE GAZÂSI

ÜÇBİN MÜCÂHİD TOPLANDI

 

Hâlid bin Velîd” der ki: “Velîd”den mektup aldım.

Okuyunca, sevinip bir hayli duygulandım.

 

Artık yegâne arzûm, o Server’e gitmekti.

Huzûrunda diz çöküp, Ona îmân etmekti.

 

Düştüm bu iştiyâkla Medîne yollarına.

Uğradım “Osmân ibni Talha”nın da yanına.

 

O da îmân etmeyi çok istiyormuş meğer.

İkimiz, seher vakti, yola çıktık berâber.

 

Az sonra karşılaştık hem de “Amr bin Âs”ile.

O da, aynı maksatla, gidiyormuş Resûl'e.

 

Yolda ilerledikçe, bu arzûm fazlalaştı.

Medîneye varınca, had safhaya ulaştı.

 

En güzel elbisemi giyinip hazırlandım.

Sonra, Resûlullahın olduğu yere vardım.

 

Sevinç ve heyecânla girince yanlarına,

O, güler yüzü ile, bir nazar etti bana.

 

Huzûrunda oturup, hürmetle verdim selâm.

Baktım, gülümsüyordu Resûl aleyhisselâm.

 

Dedim: (Yâ Resûlallah, ederim ki şehâdet,

Allah birdir, sen Onun Peygamberisin elbet.)

 

Buyurdu ki: (Rabbime olsun ki hamd ve senâ,

Bu saâdet yolunu gösteren O’dur sana.)

 

Dedim: (Yâ Resûlallah duâ buyurunuz da,

Affetsin Hak teâlâ beni huzûrunuzda.)

 

Buyurdu: (Öyle üstün dindir ki islâmiyyet,

Önceki günâhları tamâmen siler elbet.)

 

“Osmân bin Talha” ile “Amr bin Âs” da aynı gün,

Îmânla şereflendi huzûrunda Resûl’ün.

 

Böylelikle Mekkenin en güçlü, en sevilen,

Ve gözünü budaktan aslâ esirgemiyen,

 

Üç nâmlı pehlivânı, Resûl’ün huzûrunda,

Sahâbe-i güzînden oldular en sonunda.

 

Buna, sahâbîler de çok memnûn olmuşlardı.

Ve bunu, “Tekbîrler”le açığa vurmuşlardı.

 

Bâdemâ bu yiğitler, din ve Allah yolunda,

Gayret edeceklerdi, Resûlullah uğrunda.

 

Hicretin sekizinci yılında Fahr-i âlem,

Bâzı hükümdârlara, mektup gönderirdi hem.

 

İslâma dâvet için, Fahr-i kâinât yine,

Bir mektup yazdırmıştı Busrâ’nın hâkimine.

 

Hâris” adlı sahâbî, Resûl’ün mektûbunu,

Alarak, sür’at ile tuttu “Mûte” yolunu.

 

“Mûte”ye yaklaşınca nihâyet bu bahtiyâr,

Hıristiyân askerler onu tutukladılar.

 

Şurahbil bin Amr” idi, o zaman Şam vâlisi.

Alçakça şehîd etti o hazreti Hâris’i.

 

Onun şehâdetini işitince o Server,

Bu haksız harekete pek fazla üzüldüler.

 

Ve hemen eshâbını toplayıp huzûruna,

Buyurdu ki: (Bir bölük çıksın Mûte yoluna.

 

Zîrâ rumlar, Hâris’in akıtmıştır kanını.

Alalım kâfirlerden bunun intikamını.)

 

Allahın Sevgilisi böyle emrettiğinden,

Üçbin” adet mücâhit, toplandı o gün hemen.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan