ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - UMRETÜL KAZÂ SEFERİ

ÇEKİLİN EY MÜŞRİKLER!

 

Peygamber Efendimiz, Sevgili eshâbiyle,

Şehre giriyorlardı, tekbîr sedâlarıyle.

 

Kâbeyi ziyâret ve tavâf yapacaklardı.

Müşriklerde "hayrânlık" uyandıracaklardı.

 

Nitekim onlar bakıp, sahâbe-i kirâma,

Kalplerinde bir meyil hissettiler "İslâm"a.

 

Sonunda Resûlullah onlara gâlip geldi.

Ve o gün, kalplerinden onları fetheyledi.

 

Dârünnedve” denilen bir mahalde, müşrikler,

Çoluk çocuklarıyla yollara dizilmişler,

 

Sevgili Peygamberle, yüksek sahâbîleri,

Seyredip, hayrânlıkla doluyordu kalpleri.

 

Kusvâ’nın yularını, şâir-i Nebî olan,

Abdullah bin Revâha” tutuyordu ki o an,

 

Ağır adımlar ile ve vakarlı olarak,

Yürürdü, şu şekilde beyitler okuyarak:

 

(Ey kâfirler, çekilin Peygamberin yolundan!

Ki, Allahü teâlâ gönderdi Ona Kur’ân.

 

Vardır Onun dîninde hep iyilik ve hayır.

Ona inananlara ebedî Cennet vardır.

 

O, gerçek Peygamberdir, kabûl ettik gönülden.

Biz bu yola baş koyduk, hiç korkmayız ölümden.

 

Ey müşrikler, Kur’ânı inkâr ettiğinizde,

Nasıl patladı ise, darbeler beyninizde,

 

Onun mânâsına da, inanmazsanız eğer,

İner aynı şekilde, başınıza darbeler.)

 

Hazreti Ömer Fârûk bunları işitince,

Îkâz etmek istedi, Abdullahı şöylece:

 

(Sen Resûl'ün önünde, Kâbeye giriyorsun.

Nasıl böyle şiirler söyliyebiliyorsun?)

 

Lâkin Peygamberimiz, buyurdular ki ona:

(Yâ Ömer, mâni olma onun okuduğuna.

 

Yemînle söylerim ki, müşriklere, bu sözler,

Oktan daha çabuk ve daha çok tesîr eder.)

 

Sonra da “Abdullah bin Revâha”ya hitâben,

Buyurdu: (Ey Abdullah, devâm et yine aynen.)

 

Ona izin verince Resûl aleyhisselâm,

Hazreti Abdullah da şöylece etti devâm:

 

(Allahü teâlâdan başka yoktur bir ilâh.

Yoktur aslâ şeriki, lâ ilâhe illallah.

 

O’dur müslümânların askerine güç veren.

Ve O’dur kâfirleri dağıtıp mağlûb eden.)

 

Velhâsıl Resûlullah Beytullaha girdiler.

Ve sağ omuzlarını, biraz açıverdiler.

 

Teninin güzelliği, gözleri alıyordu.

Sevgili eshâbına dönüp şöyle buyurdu:

 

(Kendinizi küffâra gâyet güçlü ve zinde,

Gösterin ki, Rabbimiz affeylesin sizi de.)

 

Bu emir üzerine, bilcümle sahâbîler,

Hepsi, sağ omuzunu derhâl açıverdiler.

 

Heybetli bir şekilde, hızlı hızlı bu defâ,

Kâbenin etrâfında başladılar tavâfa.

 

Hacer-ül esved” ile, hem “Rükn-ü yemânî”nin,

Arasını, yavaşça yürüdüler velâkin.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan