ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - HAYBERİN FETHİ

BEN ARSLANIM!

 

Aliyyül Mürtezâ’ya Allahın Peygamberi,

Buyurdu: (Geri dönme, fethetmeden Hayberi!)

 

O da vedâ ederek hazreti Peygambere,

Sancağını yükseltip, revân oldu Hayber’e.

 

Varıp kale önüne, dikince sancağını,

Büyük bir endîşe ve korku sardı düşmanı.

 

Buna rağmen kaleden çıktı o yehûdîler.

Hepsi iyi savaşçı ve çift zırhlı idiler.

 

Hâris” adlı birisi, ileri çıktı birden.

Er istedi meydana, sahâbe-i güzînden.

 

Bu, çok meşhûr bahadır “Merhab”ın kardeşiydi.

O dahî Merhab gibi, pehlivân bir kişiydi.

 

Önce o hamle yaptı Aliyyül Mürtezâ’ya.

Sonra “hazreti Alî”, el attı zülfikâra.

 

Kılıcı, şimşek gibi kaldırıp vurdu birden.

Bir vuruşta, başını ayırdı gövdesinden.

 

Sahâbe-i kirâm da, bunu seyrediyordu.

O an “Tekbîr” sesleri göğe yükseliyordu.

 

Hâris”’in öldüğünü, “Merhab” da görüp, hemen,

Dolu dizgin meydana girdi hiç beklemeden.

 

Aliyyül Mürtezâ”nın dikildi karşısına.

İri yarı biriydi, bakındı etrâfına.

 

İki zırh, iki kılıç kuşanan bu dev adam,

Sabırsızlanıyordu almak için intikam.

 

Ve ona seslendi ki: (Yâ Alî, ben Merhab’ım.

En şiddetli anlarda, ben ortaya çıkarım.)

 

“Hazreti Alî” dahî, ona cevap vererek,

Âdetâ “Arslan” gibi haykırıp kükriyerek,

 

Dedi: (Benim adım da, “Aliyyül Mürtezâ”dır.

Ve lâkin bundan başka, bir adım daha vardır.

 

“Haydar”, yâni “Arslan”dır ikinci adım da hem.

Çünkü ben doğduğumda, bu adı vermiş annem.

 

Yâni ben “Arslan” gibi kuvvetli bir yiğidim.

Ve seni, bir vuruşta yere serebilirim.)

 

Merhab, “Haydar” lâfını işitince âniden,

Kalbine korku düşüp, geriye kaçtı birden.

 

Çünkü o, görmüştü ki rüyâda gece yatıp,

Bir “Arslan”, kendisini öldürmüştü saldırıp.

 

“O arslan, bu olmasın?” diye düşünerekten,

Aliyyül Mürtezâya bir hamle yaptı hemen.

 

Çevik bir hareketle, derhâl hazreti Alî,

Kalkanını tutarak, karşıladı hamleyi.

 

O anda iki çelik çarpınca birbirine,

Çok kuvvetli bir sedâ yükseldi gökyüzüne.

 

O da Zülfikârını havaya kaldırarak,

Ve peşinden “Yâ Allah!” diye nâra atarak,

 

Âdetâ şimşek gibi indirip birden bire,

Öyle kılıç çaldı ki o heybetli kâfire,

 

Yukardan aşağıya ikiye biçti onu.

İkiye bölünmüştü, hattâ burnu ve boynu.

 

Çelik kalkan ve miğfer, bölündü ikiye hem.

Kâfir, o vuruş ile devrilip öldü hemen.

 

“Merhab”ın öldüğünü görünce sahâbîler,

Tekbîr” sedâlarını, göklere yükselttiler.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan