|
24 - HAYBERİN FETHİ
SEFERE KARAR VERİLDİ
Yehûdî milletini,
Medîne’den o Server,
Sürünce, hep “Hayber”de
yerleştiler bu sefer.
Zîrâ Resûlullaha sûikast
yapmışlardı.
Böylece yurtlarından
sürüp atılmışlardı.
Lâkin düşmanlıkları
artmıştı günden güne.
Hepsi diş biliyordu
Allahın Resûlüne.
Hayâtına son vermek
istiyorlardı hepten.
Hemen faaliyete geçtiler
bu sebepten.
Civâr kabîlelere
gönderip birer haber,
Dediler ki: (Sizlerle
birleşip hep berâber.
Müslümânlar üstüne,
kuvvetle saldıralım.
Ve onlardan şiddetli bir
intikam alalım.)
Civârdaki yehûdî
kabîleleri de hep,
Zâten böyle bir şeyi
ediyorlardı talep.
Seçme savaşçıları
silâhlandırıp hemen,
“Hayber”e
gönderdiler, hiç vakit
kaybetmeden.
Lâkin Peygamberimiz,
bundan oldu haberdâr.
Ve onların üstüne
gitmeye verdi karar.
“Abdullah bin Revâha”
ve eshâbdan üç kişi,
Haybere gittiler ki,
öğrensinler bu işi.
Onlar Hayber’e gidip,
tebdîl-i kıyâfetle,
Gizlice kalelere
girdiler mahâretle.
Üç gün aralarında kalıp
bilgi aldılar.
Dönüp, Resûlullaha
hepsini anlattılar.
Emretti Resûlullah
bilcümle sahâbeye:
(Âcilen sefer için
hazırlık yapın!)
diye.
Velâkin Medînede bulunan
yehûdîler,
Mâneviyât kırıcı bâzı
lâflar ettiler.
Dediler ki: (Onların
gücünü bilseydiniz,
Onlarla savaşmaya hiç
niyet etmezdiniz.
Dağların tepesinde,
yüksek burçlu kaleler,
Ve koruyor onları,
yüzlerce zırhlı asker.
Hem de onlara göre, az
sizin askeriniz.
Aslâ mümkün değildir
kaleyi fethetmeniz.)
Velâkin mücâhidler
diyorlardı ki yine:
(Hak teâlâ bu fethi
vâdetti Habîbine.
Bedir ve Uhud’da da,
düşmandan yine azdık.
Buna rağmen onları
hezîmete uğrattık.
Bu yehûdîleri de, yine
aynı şekilde,
Elbet uğratacağız ağır
bir hezîmete.)
Münâfık “Abdullah bin
Übey”, telâşlanarak,
Derhâl yehûdîlere haber
ulaştırarak,
Dedi ki: (Müslümânlar,
Hayber’e gelmektedir.
Korkacak şey yok ama,
siz yine alın tedbîr.
Sizinkine nisbetle pek
azdır sayıları.
Kalelerden çıkarak
karşılayın onları.)
Velhâsıl sahâbîler
derhâl silâhlanarak,
Resûl’ün etrâfında
toplandılar koşarak.
“İkiyüz”
süvârîyle, vardı “Dörtyüz”
piyâde.
Cihâda istekleri vardı
hem pek ziyâde.
Hattâ bâzı kadınlar,
harbe katılmak için,
Gelip Resûlullahtan
aldılar buna izin.
Mübârek zevceleri “Ümmü
Seleme” başta,
Yirmi kadın sahâbî, var
idi bu savaşta. |