|
23 - DÂVET MEKTUPLARI
ONU TÂRİF EDER MİSİN ?
Peygamber Efendimiz, o
günlerde eshâba,
Buyurdu: (Şu mektûbu,
içinizden acabâ,
Mısır hükümdârına, kim
götürüp iletir?
Onun mükâfâtını,
Rabbimiz kat kat verir.)
Ayağa fırlayarak "Hatîp"
adlı sahâbî,
Dedi: (Ben götürürüm ey
Allahın Habîbi!)
Buyurdu ki: (Ey
Hatîp, Rabbimiz bunu,
senin,
Hakkında çok hayırlı ve
mübârek eylesin.)
"Hatîp", mektûbu alıp,
evine gitti hemen.
Sefer hazırlığını
yaparak çıktı evden.
"Mukavkıs"
hükmederdi o zamanlar "Mısır"a.
Ve İskenderiye’de
bulunurdu o sıra.
Varıp "hazreti Hatîp",
Resûl'ün mektûbunu,
"Mukavkıs"a verince,
okudu hemen onu.
Peygamber Efendimiz, bu
mektûbunda yine,
Dâvet buyuruyordu onu
islâm dînine.
"Mukavkıs", o mektûbu
okuyunca dedi ki:
(Seni gönderen o zât
Peygamber midir peki?)
O, (Elbette)
deyince, dedi ki: (Öyle
ise,
Bir şeyi suâl etmek
istiyorum ben size.
Kavmi, ana yurdundan onu
çıkardığında,
O, neden onlar için
etmedi hiç bedduâ?)
O, cevâben dedi ki:
(Îsâ Peygamber dahî,
Öldürülmek istendi
kavmince bizâtihî.
İşte Îsâ Nebî de, o
sıkışık ânında,
Bedduâ etmemişti o
kişiler hakkında.)
Bu cevâbı beğenip, dedi:
(Sen, bir hakîmsin.
Bir hikmet sâhibinin
yakınından gelirsin.)
Ve sordu ki: (Ey Hatîp,
o Peygamber ne diyor?
Yâni O, insanları neye
dâvet ediyor?)
Dedi: (Peygamberimiz,
diyor ki insanlara:
Tek Allaha inanın, o
Allah tektir zîrâ.
Beş vakit namâz kılıp,
orucunuzu tutun.
Bir söz verdiğinizde, o
sözde elbet durun.)
"Mukavkıs", daha
sonra dedi ki: (Bana,
esas,
Onun şemâilinden
bahseder misin biraz.)
"Hazreti Hatîp" dahî, bu
istek üzerine,
Bir miktâr târif etti
Resûl'ü kendisine.
Meğer Resûlullahın
evsâfını o dahî,
Semâvî kitaplarda okumuş
bizâtihî.
Dedi: (Var o kişide daha
başka vasıflar.
Meselâ gözlerinde biraz
kırmızılık var.
Sırtında, Peygamberlik
mührü vardır ey Hatîp!
Onu himâye eder, amcası
Ebû Tâlip.)
O böyle söyleyince,
Hatîp dedi:
(Doğrudur.
Onda, bu bahsettiğin
vasıflar da bulunur.)
Mukavkıs ricâ etti: (Az
daha anlat) diye.
Dedi: (Sadaka almaz,
kabûl eder hediye.
Aynaya nazar eder ve
tarar saçlarını.
Yanından hiç ayırmaz,
tarak ve misvâkını.)
"Mukavkıs", tasdîk etti
sözlerini "Hatîb"in.
Dedi ki: (Bir Peygamber
gelecektir, velâkin,
Şam'dan çıkacağını
sanıyordum Onun ben.
Sâir Peygamberler de,
çıkmışlardır o yerden.) |