|
23 - DÂVET MEKTUPLARI
O ZÂT PEYGAMBERDİR
"Herakliyus", okuyup
Resûl'ün mektûbunu,
Araştırmak istedi Onun
kim olduğunu.
Hemen emir verdi ki
Şam'daki adamına:
(Aynı soydan birini, ara
bul, gönder bana.)
Îmâna gelmemişti o vakit
"Ebû Süfyân".
Ticâret maksadıyle,
Gazze'deydi o zaman.
"Herakl"in o
adamı, bu emir üzerine,
Harekete geçerek, geldi
Gazze şehrine.
Bunu, şöyle anlatır
sonradan "Ebû Süfyân":
Kervanımla Gazze'de
bulunurken bir zaman,
Kayser'in adamları,
gelip bizi gördüler.
Ve acele kayser'in
yanına götürdüler.
Baktım, bir azametle
tahtında otururdu.
Vezîr ve keşişleri,
etrâfında dururdu.
Bize bakıp sordu ki:
(Nübüvvet dâvâ eden,
O kimseye, hanginiz
yakındır soy yönünden?)
Ben dedim ki: (Ey melik,
ben, bunlara kıyasla,
O kimseye, neseben
yakınım daha fazla.)
Ona yakınlığımı bilince
Herakliyus,
Bana, işâret ile
"Yaklaş!" dedi bâhusûs.
Ve sordu ki: (O
zâtın, nasıldır neseb
hali?)
Dedim: (Neseb yönünden,
şereflidir bir hayli.)
Sordu ki: (Ondan
gayri, nübüvvet dâvâ
eden,
Bir kimse olmuş muydu
kavminizde evvelden?)
Ben, (Olmadı) deyince,
yine suâl etti ki:
(Ecdâdından hükümdâr
var mıydı Onun peki?)
Ben, (Yok idi) deyince,
sordu ki bana tekrâr:
(Zengin midir fakîr
mi, Ona tâbi olanlar?)
(Fakîrdirler) deyince,
sordu ki bana yine:
(Artar mı azalır mı,
mü'minler günden güne?)
Ben, (Artıyor) deyince,
sordu ki bana hemen:
(Ayrılan oluyor mu îmâna
gelenlerden?)
Ben, (Olmuyor) deyince,
sordu ki bana yine:
(Hiç şâhid oldunuz mu
yalan söylediğine?)
Dedim: (Hiç rastlamadık,
doğru sözlü biridir.
Zâten Onun bir ismi,
Muhammed-ül emîndir.)
"Herakl"in
suâlleri, nihâyet erdi
sona.
Bir miktâr düşünerek,
şunları dedi bana:
(Mâdem ki şereflidir o
kimsenin nesebi,
Zâten şerefli olur, soy
yönünden her Nebî.
Ondan başka bir kişi, bu
dâvâda olmamış.
Demek ki, başkasını
taklîde kalkışmamış.
Hiç hükümdâr yok ise
ecdâdı arasında,
Demek ki, gözü yoktur
dünyâ saltanatında.
Diyorsun ki: "Fakîrdir
o zâtın tâbîleri",
Sâir Nebîlerin de
fakîrdi ümmetleri.
Sayıları gün be gün
artıyorsa, gerçekten,
Ehl-i hakkın şi'ârı
böyledir hakîkaten.
Ona îmân edenler, hiç
ayrılmıyor ise,
Bu da gösteriyor ki, "Peygamber"dir
o kimse.
Hem o zât, hayâtında
söylememiş hiç yalan.
Zâten yalan söylemez
gerçek Peygamber olan.
Bu vasıflar, sâdece
Peygamberlerde olur.
Ona tâbi olanlar,
ebediyyen kurtulur.) |