|
23 - DÂVET MEKTUPLARI
HERAKLİYUS'A MEKTUP
Peygamber Efendimiz,
Hudeybiyeden sonra,
Mektuplar yazdırmıştı,
bâzı hükümdârlara.
Ve Rum imparatoru
"Herakliyus"a dahî,
Gönderdi eshâbından hem
"Dıhye-i Kelbî"yi.
O ara Herakliyus, "Kudüs"te
bulunurdu.
"Dıhye" dahî
arayıp, Kudüs'te onu
buldu.
Yakın adamlarıyla bir
temas kurdu önce.
Onlar onu dinleyip,
dediler ki hemence:
(Görüşmek istiyorsan
imparatorla eğer,
Huzûruna girince,
eğilmen îcâb eder.
Yanına daha fazla
yaklaştığında ise,
Derhâl yere kapanıp,
varacaksın "Secde"ye.
Ve yine imparator,
vermeden sana izin,
Tevessül etme zinhâr,
secdeden kalkmak için.)
"Dıhye-i Kelbî" için,
ağır geldi bu lâflar.
Dedi ki: (İmparator,
ne için böyle yapar?
Halbuki böyle değil
bizim Peygamberimiz.
Allahtan başkasına, biz
secde eylemeyiz.)
Adamlar dediler ki:
(Secde etmezsen eğer,
O zaman huzûrundan,
kovar seni o Kayser.)
"Dıhye" hayret ederek,
dedi ki en nihâyet:
(Bizim Peygamberimiz
mütevâzıdır gâyet.
Önünde, başkasının,
değil ki secdesine,
Râzı olmaz katiyyen
hafif eğilmesine.
Onunla, "Köle"
bile isterse görüşmeyi,
Kabûl eder ve dinler,
her ne ise isteği.
Onunla her istiyen,
râhatlıkla görüşür.
Ona tâbi olanlar,
şereflidir ve hürdür.)
Adamlar dinleyince
Dıhye'den bu sözleri,
Dediler ki: (Mâdem sen,
yapmıyorsun secdeyi,
O zaman o mektûbu,
Kaysere vermek için,
Daha başka bir yol var,
hiç secde etmeksizin.
Sarayının önünde, onun
bir yeri vardır.
Mektûbu oraya koy,
çıkarken görür, alır.)
O da, koydu o yere
Resûl'ün mektûbunu.
İmparator çıkarken,
gördü ve aldı onu.
Derhâl adamlarına
emretti ki o zaman:
(Tercüman gelsin bana,
Arapçadan anlıyan.)
Bir tercüman geldi ve
okudu hükümdâra.
Yazılmış: (Selâm
olsun îmânı olanlara.
Ey Rumların büyüğü,
islâmı kabûl et ki,
Elde etmiş olasın ebedî
seâdeti.
Eğer kabûl etmezsen,
ölünce bil ki yârın,
Vebâli sana olur bu
hıristiyân halkın.)
Tercüman, o mektûbu ona
okuduğu an,
Terler dökülüyordu
hükümdârın alnından.
Üskûfuna sordu ki: (Bu,
nasıl bir haberdir?)
Dedi: (O, geleceği
bilinen Peygamberdir.)
Sordu ki: (Ne yapmamı
ediyorsun tavsiye?)
Dedi: (Ona tâbi ol,
sana ne yazdı ise.)
Herakliyus dedi ki:
(Tâbi olursam eğer,
Benim hükümdârlığım ve
tahtım elden gider.
Evet, biliyorum ki,
Peygamberdir o mutlak.
Lâkin îmân edersem,
öldürür beni bu halk.) |