ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

23 - DÂVET MEKTUPLARI

HERAKLİYUS'A MEKTUP

 

Peygamber Efendimiz, Hudeybiyeden sonra,

Mektuplar yazdırmıştı, bâzı hükümdârlara.

 

Ve Rum imparatoru "Herakliyus"a dahî,

Gönderdi eshâbından hem "Dıhye-i Kelbî"yi.

 

O ara Herakliyus, "Kudüs"te bulunurdu.

"Dıhye" dahî arayıp, Kudüs'te onu buldu.

 

Yakın adamlarıyla bir temas kurdu önce.

Onlar onu dinleyip, dediler ki hemence:

 

(Görüşmek istiyorsan imparatorla eğer,

Huzûruna girince, eğilmen îcâb eder.

 

Yanına daha fazla yaklaştığında ise,

Derhâl yere kapanıp, varacaksın "Secde"ye.

 

Ve yine imparator, vermeden sana izin,

Tevessül etme zinhâr, secdeden kalkmak için.)

 

"Dıhye-i Kelbî" için, ağır geldi bu lâflar.

Dedi ki: (İmparator, ne için böyle yapar?

 

Halbuki böyle değil bizim Peygamberimiz.

Allahtan başkasına, biz secde eylemeyiz.)

 

Adamlar dediler ki: (Secde etmezsen eğer,

O zaman huzûrundan, kovar seni o Kayser.)

 

"Dıhye" hayret ederek, dedi ki en nihâyet:

(Bizim Peygamberimiz mütevâzıdır gâyet.

 

Önünde, başkasının, değil ki secdesine,

Râzı olmaz katiyyen hafif eğilmesine.

 

Onunla, "Köle" bile isterse görüşmeyi,

Kabûl eder ve dinler, her ne ise isteği.

 

Onunla her istiyen, râhatlıkla görüşür.

Ona tâbi olanlar, şereflidir ve hürdür.)

 

Adamlar dinleyince Dıhye'den bu sözleri,

Dediler ki: (Mâdem sen, yapmıyorsun secdeyi,

 

O zaman o mektûbu, Kaysere vermek için,

Daha başka bir yol var, hiç secde etmeksizin.

 

Sarayının önünde, onun bir yeri vardır.

Mektûbu oraya koy, çıkarken görür, alır.)

 

O da, koydu o yere Resûl'ün mektûbunu.

İmparator çıkarken, gördü ve aldı onu.

 

Derhâl adamlarına emretti ki o zaman:

(Tercüman gelsin bana, Arapçadan anlıyan.)

 

Bir tercüman geldi ve okudu hükümdâra.

Yazılmış: (Selâm olsun îmânı olanlara.

 

Ey Rumların büyüğü, islâmı kabûl et ki,

Elde etmiş olasın ebedî seâdeti.

 

Eğer kabûl etmezsen, ölünce bil ki yârın,

Vebâli sana olur bu hıristiyân halkın.)

 

Tercüman, o mektûbu ona okuduğu an,

Terler dökülüyordu hükümdârın alnından.

 

Üskûfuna sordu ki: (Bu, nasıl bir haberdir?)

Dedi: (O, geleceği bilinen Peygamberdir.)

 

Sordu ki: (Ne yapmamı ediyorsun tavsiye?)

Dedi: (Ona tâbi ol, sana ne yazdı ise.)

 

Herakliyus dedi ki: (Tâbi olursam eğer,

Benim hükümdârlığım ve tahtım elden gider.

 

Evet, biliyorum ki, Peygamberdir o mutlak.

Lâkin îmân edersem, öldürür beni bu halk.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan