|
22 - HUDEYBİYE
SULHNÂMESİ
ANDLAŞMA MADDELERİ
Peygamber Efendimiz, "Süheyl
ibni Amr" ile,
Andlaşmaya vardılar bir
kısım şartlar ile.
Şöyle ki, bu akd "On
yıl" geçerli
olacaktı.
Taraflar, bu müddette
hiç savaşmıyacaktı.
Müslümânlar bu sene,
geriye edip avdet,
Kâbeyi, ertesi yıl
edecekti ziyâret.
"Umre"ye gelince
de, "Üç gün"
kalacaklardı.
Yalnız yolcu silâhı
bulunduracaklardı.
Müslümânlar, Kâbeyi
ziyâret ederlerken,
Uzakta olacaktı
kureyşliler Kâ’beden.
Bir müşrik, îmân edip
giderse Medîneye,
İâde olacaktı o, Mekkeye
geriye.
Lâkin müslümânlardan,
Mekkeye gitse biri,
O, verilmiyecekti
Medîneye hiç geri.
Sordu "hazreti Ömer"
Resûl-ü müctebâya:
(Kabûl edecek miyiz bu
şartı da acabâ?)
Buyurdular ki: (Evet,
kim bizden ayrılarak,
Giderse, Allah onu
bizlerden etsin ırak.)
Bir müslümân, hac için
Mekkeye gittiğinde,
Olacaktı o yerde, tam
emniyet içinde.
Yine aynı şekilde
Medîneye, Mekkeden,
Giden de, emniyette
olacaktı tamâmen.
Arab kabîleleri,
istediği tarafla,
Serbest olacaklardı
birleşip andlaşmakta.
Andlaşma maddeleri,
yazıldı açık açık.
Ve imzâlanmasına
gelmişti sıra artık.
O esnâda bir kişi,
koşarak birden bire,
Ayaklarında zincir,
geliverdi o yere.
"Süheyl" onu
görünce, fırlıyarak
yerinden,
Dikenli bir dal ile,
gelene vurdu birden.
Buna rağmen toplayıp, o
bütün gayretini,
Resûl'ün huzûruna
atıverdi kendini.
Dedi: (Yâ Resûlallah,
hidâyete erdim ben.
Ne olur kurtar beni bu
zâlimler elinden.)
Bu, müşrik heyetinin
temsilcisi "Süheyl"in,
Oğlu "Ebû Cendel"di,
olmuştu yeni mü'min.
Babası tarafından
zincire vurularak,
İşkence edilirdi, hem aç
bırakılarak.
Resûl-ü müctebânın o
yere geldiğini,
Duyup, kaçıvermişti
kırıp zincirlerini.
"Süheyl", Resûlullaha
şöyle dedi hemence:
(Onu bana teslim et
andlaşma gereğince.)
O Server buyurdu ki
Süheyl'e o aralık:
(Ama biz sulhnâmeyi
henüz imzalamadık.)
"Süheyl" kabûl etmeyip,
dedi ki: (İyi, fakat,
Maddeler üzerinde
mevcuttur mutâbakat.
İâde etmez isen eğer ki
onu bana,
Ben de, bu sulhnâmenin
imzâ atmam altına.)
Buyurdu: (Öyle ise,
benim hatırım için,
Hâricinde tutuver onu bu
sözleşmenin.)
Yine kabûl etmeyip, çeke
çeke oğlunu,
Götürürken, mü'minler
ağladı görüp onu.
Ricâ etti ise de
Resûlullah bir daha,
Yine bağışlamadı onu
Resûlullaha. |