ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - HUDEYBİYE SULHNÂMESİ

BÎAT-I RIDVÂN

 

"Huleys"in sözüne de, inanmadı kâfirler.

Ve hattâ kendisine, hakâret eylediler.

 

Allahın Sevgilisi, Kureyş müşriklerinin,

Niyet ve maksadını öğrenebilmek için,

 

Gönderdi elçi diye, "Osmân-ı Zinnûreyn"i.

Buyurdu ki: (Var öğren, Kureyşin niyetini.

 

Ve onlara söyle ki: "Buralara geldik biz.

Ve lâkin kimse ile cenge yok niyetimiz.

 

Yalnız Beyt-i şerîfi edeceğiz ziyâret.

Kurbânları da kesip, ederiz geri avdet."

 

Mekkede mukîm olan mü'minlere de de ki:

"Mekke, yakın zamanda fetholur elbette ki".)

 

Geldi hazreti Osmân, bu emirle Mekkeye.

Dedi: (Geldik Kâbeyi ziyâret ve umreye.

 

Size, Peygamberimiz gönderdi böyle haber.

Tavâf edip, geriye döneceğiz berâber.)

 

Dediler: (İstiyorsan, sen tavâf eyle yalnız.

Ama diğerlerini katiyyen bırakmayız.)

 

Dedi: (Resûlullahı bırakmazsanız şâyet,

Ben dahî Beytullahı etmem aslâ ziyâret.)

 

Duyunca bu cevâbı Osmân-ı Zinnûreyn'den,

Kızıp, tevkîf ettiler bir müddet onu hemen.

 

"Osmân İbni Affân"ın gecikince dönmesi,

Üzülüp kederlendi Allahın Sevgilisi.

 

Ve hattâ kendisine, geldi ki şöyle haber:

(Osmân ibni Affân'ı şehîd etti kâfirler.)

 

Böyle haber gelince Allahın Resûlüne,

Döndürdü nûr yüzünü sahâbe-i güzîne.

 

Buyurdu ki: (Bu haber doğruysa hakîkaten,

Kureyşle çarpışmadan, ayrılmam hiç bu yerden.)

 

Sonra, "Semüre" denen bir ağacın altına,

Oturup, buyurdu ki eshâb-ı kirâmına:

 

(Geliniz ey eshâbım, bana bîat ediniz!

Zîrâ bîat etmeyi emrediyor Rabbimiz.)

 

Geldi o kahramânlar, bu dâvet üzerine.

Koydular ellerini, Onun eli üstüne.

 

Ve şöyle dediler ki Ona o kahramânlar:

(Sana, Hak teâlâdan zafer gelene kadar,

 

Önünde çarpışarak, ya zafer, ya şehîtlik,

Nasîb olmak üzere, söz verip, bîat ettik.)

 

O gün "Bindörtyüz kişi" Resûlullahla tek tek,

Söz verdiler: "Ölmek var, dönmek yoktur!" diyerek.

 

Sahâbe-i kirâmın, Resûlullahla bir bir,

Böyle sözleşmesine, "Bîat-ı Rıdvân" denir.

 

Mekkede idiyse de, o gün "hazreti Osmân",

Yine mahrûm kalmadı "Bîat"ın sevâbından.

 

O Server, bir elini havaya kaldırarak,

Eshâba, (Bu, Osmân'ın elidir) buyurarak,

 

Koydu hem o elini, diğeri üzerine.

Öylece bîat etti, o gün kendi kendine. 

 

Yâni Onun nâmına, Peygamberimiz bizzât,

Kendi kendisi ile, eyledi o gün bîat.

 

Sonra müjde verdi ki: (Bugün bîat edenler,

Cehenneme girmekten mahfûz ve emîndirler.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan