ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

22 - HUDEYBİYE SULHNÂMESİ

LEBBEYK! ALLAHÜMME LEBBEYK!

 

Hicrî altıncı yılın, Zilka'de ayında hem,

Bir gece, rüyâsında gördü ki Fahr-i âlem:

 

Sahâbe-i kirâmla hep Mekkeye gittiler.

Ve Kâbe-i şerîfi ziyâret eylediler.

 

O Server, bu "Rüyâ"yı eshâba söyleyince, 

Kapıldı onlar dahî, heyecân ve sevince.

 

Zîrâ ana yurtları, doğup büyüdükleri,

Yüzlerini beş vakit namâzda döndükleri,

 

Mekkeye, Beytullaha gideceklerdi zîrâ.

Çünkü buna işâret ediyordu bu rüyâ. 

 

Resûlullah, eshâba verince bu "Müjde"yi,

Hemen bir hazırlığa başladı onlar dahî.

 

Resûlullah kendi de, yol için hazırlanıp,

"İbni Ümmü Mektûm"u yerine vekîl yapıp,

 

Zilka'de ayının ilk Cumartesi gününde,

"Kusvâ" nâm devesine binerek Medînede,

 

"Bindörtyüz" sahâbîyle çıktılar Medîneden.

Şehirde kalanlarla vedâlaştılar hemen.

 

Daha sonra her biri, niyet edip "Umre"ye,

Yürüyüşe geçtiler, o mukaddes beldeye.

 

Birer kılıç var idi, yanında her kişinin.

"Yetmiş" de deve vardı kurbânlık, kesmek için.

 

"Zülhuleyfe" denilen yere varınca ama,

Resûlullah ve eshâb, girdiler hep ihrâma.

 

Kurbânlık develere, işâretler yaptılar.

Herbirinin boynuna, birer ip bağladılar.

 

Sonra da "Bişr bin Süfyân" isimli sahâbîye,

Emredip, haber için gönderdiler Mekkeye.

 

Beyazlara bürünen Resûl ve sahâbîler,

Orada, hep birlikte "Telbiye" eylediler.

 

Hepsi yüksek ses ile, "Telbiye" söylüyordu.

Bu mübârek sözlerle, yer ve gök inliyordu.

 

Bir an önce Mekkeye varmak için de hemen,

Yola devâm ettiler çıkıp, Zülhuleyfe'den.

 

Yolda "hazreti Ömer" ve "Sa'd bin Ubâde",

O Server'in yanına yaklaşıp az ilerde,

 

Dediler ki: (Efendim, Kureyşin üstüne biz,

Silâhsız olarak mı acabâ gideceğiz?

 

Onlardan, zâtınıza zarar erişir diye,

Korkar ve bu sebepten düşeriz endîşeye.)

 

Buyurdu ki: (Umreye niyet ettim önce ben.

Silâh taşımayı da, istemem böyle iken.)

 

Allahın Sevgilisi ve sahâbe-yi kirâm,

"Umre" niyyeti ile ettiler yola devâm.

 

Bâzı kabîleleri, ederek hem ziyâret,

Resûlullah, onları ederdi dîne dâvet.

 

Lâkin çekiniyordu bir kısım kabîleler.

Verirdi bir kısmı da, kıymetli hediyeler.

 

Beyaz ihrâmlarıyla, o "Bindörtyüz" sahâbî,

Başlarında Allahın Sevgilisi, Habîbi,

 

Heyecânlanırlardı Mekkeye varmak için.

Zîrâ burunlarında tütüyordu hepsinin.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan