|
21 - BENÎ KUREYZÂ
YEHÛDÎLERİ
ÜÇ KİŞİ ÎMÂN ETTİ
Muhâsara hâlinde devam
ediyordu harp.
Kuş uçurtmuyorlardı
kaleden şânlı eshâb.
Ve lâkin münâfıklar, o
kaleye, bir gece,
Gizliden şu haberi
gönderdiler hemence:
Dediler ki: (Sakın
hâ, hiç teslim
olmayınız!
Harbe devâm edin ki,
arkanızda biz varız.
Sizi çıkarırlarsa
Medîneden eğer ki,
Biz dahî sizin ile
geliriz elbette ki.
Dayanın biraz daha aslâ
teslim olmadan.
Size yardım etmeye biz
hazırız her zaman.)
Bu takviye va'dini
alınca yehûdîler,
Müdâfâya, azîmle yine
devâm ettiler.
Lâkin çok uzayınca
muhâsara müddeti,
Tükendi onların da artık
mukâvemeti.
Münâfıklardan dahî, bir
yardım gelmeyince,
Ümitleri kesilip,
korktular binnetîce.
Çâresizlik içinde kalan
o yehûdîler,
Hemen Resûlullaha bir
elçi gönderdiler.
Elçi huzûra gelip, dedi
ki: (Yâ Muhammed!
Nâdiroğullarına
gösterdiniz merhamet.
Onlar gibi, bize de bir
merhamet gösterin.
Bizleri öldürüp de
kanımızı dökmeyin.
Bilcümle mallarımız,
bütün silâhlarımız,
Sizin olsun, yeter ki
bağışlansın canımız.
Çoluk çocuğu ile
birlikte her aile,
Çıkıp gitsin buradan,
bir yük de erzâk ile.)
Cevâben buyurdu ki ona
Resûl-i ekrem:
(Hayır, bu teklîfini
aslâ kabûl edemem.)
Dedi: (Mal götürmekten
vazgeçtik öyle ise,
Malsız çıkıp gidelim,
müsâde eyle bize.)
Buyurdu: (Hayır aslâ,
hiçbir kayıt ve şartsız,
Hükmüme boyun eğip,
teslim olacaksınız.)
Elçi, perîşân hâlde
oradan ayrılarak,
Gitti yehûdîlere, gâyet
üzgün olarak.
Bu haberi işiten o
yehûdîler ise,
Düştüler çok büyük bir
üzüntü ve yeise.
Liderlerinden olan, "Kâ'b
bin Eşref", o ara,
İnsâfa yönelerek şöyle
dedi onlara:
(Ey kavmim, benim size
üç teklîfim olacak.
Birisini seçmekte,
serbestsiniz siz ancak.
Birincisi, geliniz hep
müslümân olalım.
Böylece boynumuzu
kılıçtan kurtaralım.
Zîrâ biliyoruz ki Hak
Peygamberdir o zât.
Kitaplarımızda da okuduk
bunu bizzât.
Yine biz, bile bile
Peygamber olduğunu,
Yalnız hasedimizden,
inkâra kalktık onu.)
Bu kabûl görmeyince,
dedi ki: (Öyle ise,
İkinci teklîfimi
yapıyorum ben size.
Kılıçları sıyırıp,
çıkalım bu kaleden.
Savaşalım onlarla, hiç
vakit geçirmeden.)
Dediler: (Cumartesi
gecesidir bu gece.
Bu gece çarpışmayız
dînimiz gereğince.)
İçlerinden üç kişi,
îmâna kavuşarak,
Çıkıp, mücâhidlere
katıldılar koşarak. |