ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

20 - HENDEK GAZÂSI

KÂFİRLER YİNE KAÇTILAR

 

"Huzeyfe-i Yemânî" diyor ki: Ben o gece,

Düşmanların yanına sokulmuştum gizlice.

 

Zîra Peygamberimiz göndermişti ki beni,

Öğrenip bildireyim, küffârın hâllerini.

 

Öyle sert bir "Fırtına" esiyordu ki o an,

Çadırları sökülüp, devrilirdi rüzgârdan.

 

Yaktıkları ateşler, ânında sönüyordu.

Ve savrulan kumlardan, göz gözü görmüyordu.

 

Bir ara "Ebû Süfyân", dedi: (Ey Kureyşliler!

Bu yerden gitmeliyiz artık birer ikişer.

 

Şu esen fırtınayı görüyorsunuz zîrâ.

Hayvanlarımız bile, başladı kırılmaya.

 

İşte, ben gidiyorum!) diyerek sonra hemen,

Devesiyle, sür'atle uzaklaştı o yerden.

 

"Müşrik ordusu" dahî, toparlanıp nihâyet,

Mekke yönüne doğru, eylediler hareket.

 

Müşrikler, kaçar gibi, sür'atle gidiyordu.

Arkadan, üstlerine kum çakıl yağıyordu.

 

"Huzeyfe-i Yemânî" diyor ki: Ben o zaman,

Geldim Resûlullahın huzûruna oradan.

 

Karşıma, yirmi kadar beyaz sarıklı erler,

Çıktı ki, zannederim "Melek"ti o kimseler.

 

Dediler ki: (Resûl'e müjdeyi ver ki şu an,

Hak teâlâ, düşmanı, etti mahvu perîşân.)

 

Nihâyet o Server'in yanına gittiğimde,  

Baktım, namâz kılıyor o vakit bir kilimde.

 

Selâm verip sordu ki: (Müşrikler ne hâldedir?)

Dedim: (Kaçıp gittiler buradan hepsi bir bir.)

 

Allahın Sevgilisi, buna çok sevindiler.

Hattâ sevinçlerinden, bana gülümsediler.

 

Günlerdir uykusuzluk, açlık ve yorgunluktan,

Ayakta durmak için, tâkatım yoktu o an.

 

Resûlullah beni de, alarak yanlarına,

Kilimin bir ucunu, eliyle örttü bana.

 

Resûlullah ile ben, tek bir kilimde artık,

Fecir sökene kadar, öylece sabahladık.

 

Beni uyandırınca sabahleyin o Server,

Baktım ki, müşriklerden kalmamış hiç bir eser.

 

Müşrikler, tâ Mekkeye yaklaşıncaya kadar,

Hep esti peşlerinden "Rüzgâr" ve "Fırtına"lar.

 

Ve yine o müşrikler, her an arkalarından,

Hep "Tekbîr" sedâları işittiler durmadan.

 

Velhâsıl bu savaştan kaçınca Kureyşliler,

Diğer kabîleler de, kaçıp firâr ettiler.

 

Ağır bir mağlûbiyyet olmuştu bu, onlara.

Ve zafer nasîb oldu yine müslümânlara.

 

"Tekbîr" sedâlarıyla o şânlı sahâbîler,

Medîneye dönünce, mü'minler sevindiler.

 

İnsanlar, sokaklara dökülmüşler o günü,

Tebrîk ediyorlardı Allahın Resûlünü.

 

O Server de, onlara tebessüm buyurarak,

Karşılık veriyordu herbirine bakarak.

 

Buyurdu: (Ey eshâbım, üstünlük geçti size.

Kureyş, artık gelemez sizin üzerinize.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan