|
20 -
HENDEK GAZÂSI
CİBRÎL MÜJDE GETİRDİ
Nuaym, "Yehûdîler"e
ve "Kureyş"e
giderek,
Araya bir tefrika soktu
yalan diyerek.
Zîra Resûlullahtan
almıştı şöyle izin:
(Harp hîledir, bu yüzden
herşey diyebilirsin.)
İlk Benî Kureyzayâ gitti
ve dedi ki: (Siz,
Niçin Kureyşlilerden
rehin istemezsiniz?
Zîra onlar, bu harpten
mağlûb çıkarsa eğer,
Sizi yalnız bırakıp, hep
Mekkeye giderler.
Sizin ise, yeriniz yakın
müslümânlara.
Gelir ve öldürürler
sizleri harpten sonra.)
Yehûdîler, "Nuaym"ın
sözünü dinleyince,
Hak verip, teşekkürler
ettiler ona nice.
"Nuaym" ise, oradan "Kureyş"e
gitti hemen.
Dedi: (Benî Kureyzâ,
rehîne ister sizden.
Onları, Muhammede teslim
edeceklermiş.
Muhammed de onlara, bâzı
şeyler söz vermiş.
Yâni "Benî Kureyzâ"
sizlerden ayrılmışlar.
Gidip müslümânlarla
anlaşmaya varmışlar.
"Rehîne"
isterlerse sizlerden
bugün yârın,
Sözlerine inanıp,
vermeyin aman sakın!)
Kureyşliler dinleyip,
eylediler çok hayret.
Teşekkür eylediler
kendisine be gâyet.
Ertesi gün, Kureyşin
komutanı, bu kere,
Şöyle haber gönderdi
işbu yehûdîlere:
(Zorlaştı bizim için,
artık burada durmak.
Zîra hayvanlarımız
ölüyor aç olarak.
Siz ve biz, bir hazırlık
yapalım da bu gece,
Kuvvetli bir hücûma
geçelim berâberce.)
Lâkin "Benî kureyzâ",
dediler ki cevâben:
(Biz Cumartesi günü
çatışmayız esâsen.
Birlikte savaşmamız için
de yine bizzât,
"Rehin"
vermelisiniz bizlere bir
çok zevât.
Zîra siz, bu savaşta
mağlûb olur iseniz,
Bizi yalnız bırakıp,
geriye gidersiniz.
"Rehin"
bırakırsanız bir kısım
insanları,
O zaman gitmezsiniz,
bırakıp da onları.)
Kureyş komutanına
ulaşınca bu haber,
Düşündü ki: "Nuaym'ın
doğruymuş sözü meğer."
Ve haber gönderdi ki
onlara çok kızarak:
(Size, tek adam bile
vermem rehin olarak.
Yârın harp ederseniz
yanımızda, ne âlâ,
Yoksa biz döneceğiz,
kalmayız daha fazla.)
Kureyşten bu haberi
alınca yehûdîler,
(Nuaym'ın o sözleri
doğru imiş) dediler.
Ve gelen haberciye
dediler ki: (Söyle
git.
Anlaşamıyacağız sizinle
hiçbir vakit.)
Böylece "Korku" düştü
kâfirlerin kalbine.
O zaman geldi Cibrîl
Allahın Habîbine.
Bir müjde getirdi ve
dedi: (Yâ Resûlallah!
Kasırga gönderecek
küffâra cenâbı Hak.)
O Server çok sevinip,
diz üstü oturarak,
Mübârek ellerini ileri
uzatarak,
Dedi ki: (Yâ ilâhî,
eshâbıma ve bana,
Acıdın, bunun için
hamdediyorum sana.)
|