|
20 -
HENDEK GAZÂSI
ARALARINA TEFRİKA SOK
Bir ay devam etmişti, bu
şiddetli çarpışma.
Mücâhidler bu cenkte,
çok yorulmuştu ama.
O Server, onlar için
secdeye kapanarak,
Şöyle duâ ederdi Allaha
yalvararak:
(Ey darda kalmışların
imdâdına yetişen!
Ve ey çâresizlerin
duâsını işiten!
Ey Rabbim, hâlimizi
görüyorsun muhakkak.
Bizi, bu sıkıntıdan sen
kurtarırsın ancak.
Küffârın arasına tefrika
düşürüver.
Şu kâfirlere karşı, eyle
bizi muzaffer.)
Allahın Sevgilisi, son
günlerde ve sık sık,
Bu şekilde duâlar
ediyordu hep artık.
O günlerde, küffârdan "Nuaym
bin Mes'ûd" diye,
Birisi, îmân edip
kavuştu hidâyete.
Resûl'ün huzûruna geldi
hemen o zaman.
Dedi: (İslâmiyyete
eyledim ben de îmân.
Müslümân olduğumu
bilmiyor ama kavmim.
Bana ne emredersen, onu
yapabilirim.)
Buyurdu ki: (Küffârın
arasına gir de sen,
Onları, birbirine düşür
yapabilirsen.)
Dedi: (Yâ Resûlallah,
yaparım bunu, fakat,
Her şeyi konuşmama, var
mıdır izin, ruhsat?)
Buyurdu: (Harp
hîledir, söyle
istediğini.
Yeter ki, boz ve dağıt
küffârın birliğini.)
"Nuaym", Resûlullahtan
izin aldı böylece.
Ve "Benî Kureyzâ"ya
gidiverdi ilk önce.
Dedi: (Kureyşlilere, siz
yardım yaparsınız.
Ve lâkin bu husûsta, var
mı te'mînâtınız?
Zîra mağlûb olursa
Kureyşliler eğer ki,
Sizi yalnız bırakıp,
kaçarlar elbette ki.
Siz yalnız kalınca da,
müslümânlar gelerek,
Hepinizi, burada
öldürürler tek be tek.
Bunun için onlardan, "Rehîne"
almadan siz,
Aslâ müslümânlarla
savaşa girmeyiniz.
Yanınızda oldukça ama o
rehîneler,
Onları bırakıp da, bir
yere gidemezler.)
Nuaym, kalkıp "Kureyş"e
gidiverdi oradan.
Dedi: (Benî Kureyzâ, vaz
geçti ittifaktan.
Onlar, müslümânlarla
anlaşmışlar gizlice.
Hattâ sizden, "Rehîne"
istiyorlar bir nice.
Derler ki (Kureyşliler
mağlûb olursa eğer,
Bizi yalnız bırakır ve
Mekkeye dönerler.
Biz de yalnız kalınca,
müslümânlar gelerek,
Hepimizi, burada
öldürürler tek be tek.
Bize, "Yetmiş rehîne"
verirlerse eğer ki,
Biz onlara yardımcı
olabiliriz belki).
Sizden alacakları o "Rehîne"leri
de,
Muhammede vererek
diyecekler ki bir de:
(Sen bunları al öldür,
seninle anlaşalım.
Kureyşlilere karşı,
birlikte savaşalım.
Buna karşı sen dahî,
Nâdiroğullarını,
Affederek bağışla onlara
yurtlarını.)
İşte, "Benî Kureyzâ"
bu niyet ile, yârın,
Rehîne isteyecek,
vermeyin siz de sakın.) |