ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 2

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

20 - HENDEK GAZÂSI

ARALARINA TEFRİKA SOK

 

Bir ay devam etmişti, bu şiddetli çarpışma.

Mücâhidler bu cenkte, çok yorulmuştu ama.

 

O Server, onlar için secdeye kapanarak,

Şöyle duâ ederdi Allaha yalvararak:

 

(Ey darda kalmışların imdâdına yetişen!

Ve ey çâresizlerin duâsını işiten!

 

Ey Rabbim, hâlimizi görüyorsun muhakkak.

Bizi, bu sıkıntıdan sen kurtarırsın ancak.

 

Küffârın arasına tefrika düşürüver.

Şu kâfirlere karşı, eyle bizi muzaffer.)

 

Allahın Sevgilisi, son günlerde ve sık sık,

Bu şekilde duâlar ediyordu hep artık.

 

O günlerde, küffârdan "Nuaym bin Mes'ûd" diye,

Birisi, îmân edip kavuştu hidâyete.

 

Resûl'ün huzûruna geldi hemen o zaman.

Dedi: (İslâmiyyete eyledim ben de îmân.

 

Müslümân olduğumu bilmiyor ama kavmim.

Bana ne emredersen, onu yapabilirim.)

 

Buyurdu ki: (Küffârın arasına gir de sen,

Onları, birbirine düşür yapabilirsen.)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, yaparım bunu, fakat,

Her şeyi konuşmama, var mıdır izin, ruhsat?)

 

Buyurdu: (Harp hîledir, söyle istediğini.

Yeter ki, boz ve dağıt küffârın birliğini.)

 

"Nuaym", Resûlullahtan izin aldı böylece.

Ve "Benî Kureyzâ"ya gidiverdi ilk önce.

 

Dedi: (Kureyşlilere, siz yardım yaparsınız.

Ve lâkin bu husûsta, var mı te'mînâtınız?

 

Zîra mağlûb olursa Kureyşliler eğer ki,

Sizi yalnız bırakıp, kaçarlar elbette ki.

 

Siz yalnız kalınca da, müslümânlar gelerek,

Hepinizi, burada öldürürler tek be tek.

 

Bunun için onlardan, "Rehîne" almadan siz,

Aslâ müslümânlarla savaşa girmeyiniz.

 

Yanınızda oldukça ama o rehîneler,

Onları bırakıp da, bir yere gidemezler.)

 

Nuaym, kalkıp "Kureyş"e gidiverdi oradan.

Dedi: (Benî Kureyzâ, vaz geçti ittifaktan.

 

Onlar, müslümânlarla anlaşmışlar gizlice.

Hattâ sizden, "Rehîne" istiyorlar bir nice.

 

Derler ki (Kureyşliler mağlûb olursa eğer,

Bizi yalnız bırakır ve Mekkeye dönerler.

 

Biz de yalnız kalınca, müslümânlar gelerek,

Hepimizi, burada öldürürler tek be tek.

 

Bize, "Yetmiş rehîne" verirlerse eğer ki,

Biz onlara yardımcı olabiliriz belki).

 

Sizden alacakları o "Rehîne"leri de,

Muhammede vererek diyecekler ki bir de:

 

(Sen bunları al öldür, seninle anlaşalım.

Kureyşlilere karşı, birlikte savaşalım.

 

Buna karşı sen dahî, Nâdiroğullarını,

Affederek bağışla onlara yurtlarını.)

 

İşte, "Benî Kureyzâ" bu niyet ile, yârın,

Rehîne isteyecek, vermeyin siz de sakın.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan