|
20 -
HENDEK GAZÂSI
YEHÛDÎ OYUNU
Hendek kazılıyordu,
durmaksızın gün gece.
Zîra "Küfür ordusu"
yaklaşmıştı iyice.
Müslümânlar, zarûrî
ihtiyâçları için,
Ayrılırken, Resûlden
alırlardı hep izin.
Münâfıklarsa, işi gevşek
tutuyorlardı.
İstedikleri zaman, işe
geliyorlardı.
Yine bu münâfıklar,
istedikleri zaman,
Bırakıp giderlerdi, hiç
de izin almadan.
Velhâsıl altı günde,
hendekler tamâmlandı.
Ve lâkin bâzı yerler,
aceleden "Sığ"
kaldı.
Peygamber Efendimiz,
buyurdu ki: (Müşrikler,
Buradan başka yerden
hücûma geçemezler.)
Çok yaklaşmış idi ki
müşrikler Medîneye,
Nâdir oğullarından, bir
kimse "Huyey"
diye,
Bu Kureyş ordusunun
komutanına gelip,
Bâzı şeyler söyledi,
kulağına eğilip.
Dedi ki: (Ey kumandan,
şimdi sen beni dinle.
Benî Kureyzâ diye vardır
ki bir kabîle,
Bunlar, müslümânlarla
andlaşma içindedir.
Onların reîsi de, "Kâ'b"
diye bir kimsedir.
Aldatılıp, bu yana
çekilirse o eğer,
O andlaşmayı bozup,
sizlere yardım eder.)
Kumandan çok sevinip,
dedi ki: (Öyle ise,
Bu işi yapmak için, git
hemen o kimseye.)
Bu "Huyey" yehûdîsi,
ayrılıp ondan hemen,
Vardı "Kâ'b"ın
evine, hiç vakit
geçirmeden.
Dedi: (Onbin kişilik
orduyla, Mekkeliler,
Muhammed'le cenk için
Medîneye geldiler.
Kurtulamıyacaktır
Muhammed ve eshâbı.
Artık görülecektir
mü'minlerin hesâbı.
Onları, tamâmiyle imhâ
edinceye dek,
Kureyşliler, buradan
ayrılıp gitmiyecek.
Bozarak Muhammed'le
yaptığın ahdnâmeyi,
Bize yardım edersen,
olacak daha iyi.)
"Kâ'b" dedi:
(Peki ama, bu harpte
Kureyşliler,
Yine müslümânlara yenik
düşerse eğer,
Bizi, müslümânlarla
başbaşa bırakarak,
Kendi ülkelerine
dönerler hep kaçarak.
Bizi, yalnız kalınca,
gelip Muhammedîler,
Korkarım, hepimizi
öldürür birer birer.)
Huyey dedi: (Hiç korkma,
hallederiz bu işi.
Sen de, rehin istersin
Kureyşten yetmiş kişi.
Onlar, senin yanında
rehin durursa eğer,
Kureyşliler ayrılıp, bir
yere gidemezler.
Şâyet onlar yenilip,
giderlerse faraza,
Ben, sizin yanınızdan
ayrılıp gitmem aslâ.
Yâni size gelirse, bir
belâ ve musîbet,
Aynen benim başıma
gelmiş olur o elbet.)
"Kâ'b", Huyey'den
duyunca bu kâbil
konuşmayı,
Yırttı müslümânlarla
yaptığı andlaşmayı.
Bu "Huyey"
yehûdîsi, ayrılarak o
yerden,
Kureyş kumandanının
yanına geldi hemen.
Dedi: (Benî Kureyzâ,
akdi imhâ eyledi.
Arkadan vuracaklar bu
harpte Muhammed'i.) |